Bardakçılar Ailesi'nden

Kamil Akdoğan: Ben doğma, büyüme Bigadiçliyim. Annem, babam onlar da Bigadiçlidir. Babam Velilerin Kamil efendinin oğlu, Annem Kadı Muharrem Hilmi'nin kızı. Babaannem, Bardakçıların Ali Efendinin kızı. Galiba Kamil dedem Bardakçılara içgüveysi olarak gelmiş ve bizim evimiz ve lakabımız da Bardakçılar olarak devam etmiş.

Kamil Akdoğan Röportaj: Bardakçıla Ailesi'nden geliyoruz

Eyüp Güzey: Evet, biz şimdi Bigadiç'in Hera bölümündeyiz. Karşımda Kamil Akdoğan abi var. Ondan ailesinin, aile büyüklerinin Bigadiç'e ilk kez gelişlerinden başlayarak hayat hikayesini dinliyoruz.
Kamil Akdoğan: Ben doğma, büyüme Bigadiçliyim. Annem, babam onlar da Bigadiçlidir. Babam Velilerin Kamil efendinin oğlu, Annem Kadı Muharrem Hilmi'nin kızı. Babaannem, Bardakçıların Ali Efendinin kızı. Galiba Kamil dedem Bardakçılara içgüveysi olarak gelmiş ve bizim evimiz ve lakabımız da Bardakçılar olarak devam etmiş. 

Eyüp Güzey: Peki Bardakçılar ailesi Bigadiç'e nasıl ve nereden gelmişler?
Kamil Akdoğan: Bardakçılar Mehmet, galiba, kesin değil ama benim yorum şu ki; 1820'de Mora isyanından sonra Yunanistan kurulunca buradan göçmen olarak gelmişler. 

Osmanlı'nın kuruluşunda (Osmanlı Padişah'ı) kendisine rakip olan büyük beyliklerden Karaman Beyliğini, Saruhanlı Beyliğini belki de zayıflatmak babından (buraların yerlilerini) Balkanlar'da yeni fethedilen yerlere göndermişler ve (bu insanlar) oralarda iskan edilmiş. 

Bilahare, Balkanlardaki bozgunlar başlayınca da tekrar Anadolu'ya kendi çıktıkları şehre getirilip iskan edilmişler. Ve Bardakçı Hacı Mehmet'in ihtimal ki babası ve kendisi de olabilir Konya'nın Sille ilçesine iskan edilmiş. Ve oradan herhalde o bölge onların gerek tabiat şartları gerekse iş imkanları bakımından elverişli olmadığı için batıya göç etmişler. 

Konya'nın Sille'sinde Bigadiç'e göç eden, bizim Bardakçı Hacı Mehmet ve kardeşlerinden başka aileler de var ve o tarihlerde Balıkesir'e göç eden 16 aile var.

Ayrıca, Denizli'de de Konya'nın Sille'sinden gelen aileler olduğunu öğrendim. Hatta Eskişehir'de de Konya'nın Sillesinden gelip yerleşmiş ailelerin varlığı...

Eyüp Güzey: Peki burada araya girmek istiyorum. Bigadiç'te soyadı Sillelioğlu olan aile var, onlar da mı Sille'den gelmişler.
Kamil Akdoğan: Evet onların aile büyükleri de oradan gelip buraya yerleşmişler.  Hacı Mehmet, Bigadiç'te, meslek olarak desti (testi) bardak imali ile uğraşıyor ve bardak imal ettiği işyeri de bugün Seçkinler'in kahvesinin olduğu derenin kenarındaki, Ulubaklar'ın Eczanesinin önündeki meydanda (bulunuyordu).

Eyüp Güzey: Demek ki (o meydan) orası bir fabrika alanıydı o zaman, herhalde orası istimlak edilmişti sonradan. Ve şehrin dışında bir yerdeydi...
Kamil Akdoğan: Orası ya onlardan satın alındı ya verildi o konu şu anda bilinmiyor. Ve Hacı Mehmet orada bardak imalatıyla uğraşıyor. Oğlu Ali, bu işi pek sevmemiş ve okumuş. Ve gazi olarak Bigadiç'e dönmeden önce son olarak Çanakkale'de Alay Katibi olarak görev yapmış. Çanakkale savaşlarına da katılmış. Ve 24 saat siperde suyun içinde kalmışlar ve dolayısıyla üşütmüş ve idrarını tutamaz hale gelmiş.

Kendi ifadesine göre ve onun kızının bana anlattığına göre İstanbul'da bir ev parası kadar para harcamış tedavisi için. Ama Antibiyotik ve benzeri tedaviler o zamanlar olmadığı için de bu tedavi başarılı olmamış ve 1915-16 yıllarında Bigadiç'e geldikten sonra dört yıl boyunca altına o zamanlar naylon olmadığı için koyun derisi pösteki serilmiş ve 1919'da Yunanlılar Bigadiç'e girmeden vefat etmiş.

Ali efendinin üç kızı olmuş. Birisi babaannem Makbule, birisi Nazife, birisi de Melek. Nazife Selek, Malla Ahmetlerin Yüzbaşı Cemil ile evlenmiş. Babaannem, Velilerin Kamil ile evlenmiş, Melek de Balıkesir'e gelin gitmiş.



Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz