Virajı dönmeyi beklerdim

Abisiyle birlikte İzmir Türk Koleji'nde okuyan Sedat Ulus, tatiller gelip de Bigadiç'e geldiği günleri anlatıyor: "Sındırgı eski yolundan gelirken virajı döndüğün zaman Bigadiç görünür ya; o virajı beklerdim yani dönünce Bigadiç'i göreceğim diye... Seviyorduk Bigadiç'i " Sevgiler. Eyüp Rıza Güzey Bilgi Peşinde

Virajı dönmeyi beklerdim hep

Eyüp Güzey: - Peki, şimdi biraz çocukluğuna dönelim mi? Annenle baban evlendiler ve Bigadiç'e yerleşiyorlar sonra. Baban Bigadiç'te doktorluğa başlıyor. Sen 1954 yılında doğuyorsun, abin 1952 yılında doğuyor. Sonra, o tarihlerdeki eviniz, annen baban, abin, sen  nasıldı, çocukluğundan biraz bahseder misin?
Sedat Ulus: - Bizim eski evimiz; şimdi yıkıldı o, ne zaman yapıldı diye anneme sordum. Babam askerden dönünce evlenir diye o yıllarda yapılmış. 

Eyüp Güzey: - Yani baban yokken burada dedenler yaptırıp hazırlamışlar evi.
Sedat Ulus: - Yani babamın asker dönüşüne hazır olsun. Evlenir diye yapılmış. Güzel bir evdi. Ahşap ağırlıklı bir evdi. İç avlulu...

Eyüp Güzey: - Hiç fotoğrafı var mı?
Sedat Ulus: - Fotoğrafı yok da, karakalem resimlerini yapmıştım. Geçenlerde aradım ama bulamıyorum; bir yerlerde her halde. 

Eyüp Güzey: - Bir ara eline geçerse o çizimleri de yükleyelim. 
Sedat Ulus: - Tabi..

Eyüp Güzey: - Peki, abinle sen o evde mi doğdunuz?
Sedat Ulus: - Evet, abimle ben orada doğduk ve sonra ilkokula başladık. 1958'de babam Amerika'ya gittikten sonra abimin de Amerika'ya gelmesini istiyor.  Abim üçüncü sınıfa kadar orada okuyor. Ben o sırada birinci sınıfa başladım. Sonra abim üçüncü sınıftan sonra Bigadiç'e dönüyor. Belki de çok alışamadı oraya... Okula burada devam etti. O dönünce babam beni istiyor Amerika'ya. Ama abim benim gitmemi istemedi....

Eyüp Güzey: - Öyle mi, kötüledi mi orayı?
Sedat Ulus: - Yaşadıkları şeylerden dolayı her halde gitme dedi bana. Gitmedim ben de...  Burada ilkokulu bitirince tabi babam dışarda olduğu için; annem de İstanbul'da; bizim için yatılı okulda okumak en iyi olur diye bizi İzmir Özel Türk Kolejine verdi babam. Orada iyi bir eğitim aldık, Atatürkçü bir eğitim aldık. Cumhuriyetçi ve aydın öğretmenlerimiz vardı. İyi yetiştirdiler bizi. Müdürümüz de öyleydi, okulumuzun sahibi, kurucusu Bahattin Tatış idi. Çok değerli insanlar çıktı okulumuzdan, sanatçılar, siyasetçiler ve bakan olanlar da oldu.

Eyüp Güzey: - Peki, sanıyorum orada ortaokul ve liseyi okudunuz. Orada okurken, tatillerde dedenizi ziyarete geliyor muydunuz? Orada okurken Bigadiç'e bakınca Bigadiç sana nasıl his veriyordu?
Sedat Ulus: - Bigadiç şöyle bir his veriyordu; Sındırgı eski yolundan gelirken virajı döndüğün zaman Bigadiç görünür ya; o virajı beklerdim yani dönünce Bigadiç'i göreceğim diye... Seviyorduk Bigadiç'i 

Eyüp Güzey: - Gelmekten mutluluk duyordunuz yani...
Sedat Ulus: - Aynen, yatılı olduğumuz için ancak bayramlarda geliyorduk. Büyükşehirlere alışamamıştım daha...

Eyüp Güzey: - İzmir'de akrabanız yok muydu evci çıktığınız?
Sedat Ulus: - Evet, teyzem vardı ve hafta sonları bazen ona evci çıktığımızda uğruyorduk. Ama bizi dedem ve babaannem büyüttüğü için onların yeri başkaydı...

Eyüp Güzey: - Sonra, deden ve babaannen ne zaman vefat ettiler?
Sedat Ulus: - Universitedeyken, 1977'de öldüler. Babaannem dedemden 6 ay önce öldü. 6 ay sonra da dedem öldü. 

Eyüp Güzey: - Deden ölene kadar mesleğini sürdürdü mü?
Sedat Ulus: - Hayır, dedem onu ilk hatırladığımda 60 yaşlarındaydı zaten. Babam da artık herhalde çalışmasını istemedi. Onun bir para kutusu varmış kahvede. Paralar için gözleri olan ahşap bir kutuymuş. Remzi Gıcır anlatmıştı bana. Kutunun dört tane gözü varmış. Çay-kahve parası aldığı zaman, ki bozukluk paralarmış üç kuruş ya da beş kuruş... Aldığı paranın bir tanesini kira için ilk göze koyarmış. Bir tanesini Ahmet için öğrenci parası olarak ikinci göze koyarmış. Bir tanesi evin parası, sonuncusu da kahve-çay almak için ayırırmış. Öyle bir düzen kurmuş. 



Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz