Boş vermiş kişilik

Boş vermiş kişilik - Kemal Şimşek

Boş vermiş kişilik

Kişiler duygulardan, değerlerden ve bilgilerden oluşmuştur. Duygularımızı anlatmak için, değerlerimizi anlatmak için, bilgilerimizi anlatmak için sözcük denilen imlerden (simgelerden) oluşmuştur. Sözcüklerden başka kullanılacak anlatım yolu yoktur.
Bir sözcüğün toplum olarak anlamını biliyorsanız, köklerine kolaylıkla ulaşabiliyorsanız kendinizi, duygularınızı, değerlerinizi, bilgilerinizi anlamlıca anlatabilecek, ve anlaşılmasını sağlayabilecek duruma geçebilirsiniz. Kendinizi anlatmakta veya anlatacağınız ne ise, anlatmakta güçlük çekmezsiniz. Başka ülkelerin sözcükleriyle de kendinizi anlatabilirsiniz. Ya karşınızdaki kişi o ülkenin dilini bilmiyorsa, siz boşuna anlatmış olursunuz bu da sizi başkalarına anlatacaklarınızı ıkına sıkına anlatmanızı ve sürekli kabız bir kişilik olarak dolaşmanıza neden olur. Bu kabızlığın sonucunda da, “Ben anlatayım da onlar ister anlasın, ister anlamasın” gibi düşünen boş vermiş bir kişiliği kendinizde yaratmış olursunuz.
Bu çok sakıncalı bir durumdur. Boş vermiş kişilik tüm ülkeye dalga, dalga yayılarak kişilerin üstüne siner ve sonuç: BUGÜN ü oluşturur.
Bugün olanlardan da en bilgili, en aydın kişilik olarak siz yakınırsınız siz!
Dalga dalga yaydığınız boş vermiş kişilik gözlüğünü sizde görüp giyinen tüm ülke kişileri, sizin yakındıklarınızdan etkilenmez.
Siz de şaşar kalırsınız.
Niye göremiyorlar bu bilgisizler ya?
Diye kızar, bağırır durursunuz.
Oysa, görmek ve görmenin sonucunu başkalarıyla paylaşmanın biçimi de sözcüklerdir. Görebildiklerinizi başkalarıyla nasıl paylaşacaksınız ki?
Yeşilin yetmiş türünü sayıp adlandıran bir orman Afrikalı’sı gibi yeşili görsen de anlatamazsın. Nedeni o yeşiller şimdilik senin ülkende adlandırılmamış, sözcüğe dökülmemiştir de o yüzden. O Afrikalı’nın gördüğü yeşilleri sen, ben göremem.
Adlandırılıp birer sözcüğe dönüştükten sonra görebilirim.
Demek ki görmek eylemi de sözcükle bağlantılı bir eylem türü.
Sözcükler, anlaşılmayan sözcüklerse, boş vermiş kişilik gözlüğünü giymiş kişiler nasıl görsünler?

Boş vermiş kişilik bir uyuşma durumudur.
Görmezlik (körlük) içerir, sağırlık içerir, vurdum duymazlık içerir, öykünme (taklit) içerdiği için bilgiye gerek duymayan bir toplum içerir.
Ne olur?
Haydeee dön başa, yeniden kavga ver.
Yeniden kişileri devrimlerle uyandırmaya çalış.
Devrimler…
Kansız devrim var mı?
Akan kanlar senin bu küçücük vurdum duymazlığından kaynaklanıyor olabilir mi?
Bu çoook ağır yükü sen düşün?
Anlatmak istediğimi göremiyorsan, sen de boş vermişlik gözlüğünü giymiş bir kişiliksin, anlamı çıkıyor.

Eyyy yarı aydın kardeşim.
Uyan, kendini, duygularını, değerlerini, bilgilerini Arapça, Fransızca, Persçe, İtalyanca, İngilizce sözcüklerle anlatmaya çalışma artık.
Arılaş ve bilincini arı bir bilinç durumuna sok ki, başkaları senin bu güzelliğini örnek alsın.
Kendini Türkçe anlat, bak gör ve şaşır, işte o gün sen anlaşılacaksın.
Anlayanların gözlerine giydirdiğin boş vermişlik gözlüğü o gün çıkacak, görmeye başlayacaklar.
İşte o gün sen AYDIN sayılacaksın.
Bunu bil.
Yıllardır sosyalist, milliyetçi gibi sözcüklerle ulusu uyuttuğunuz yeter.
Kim anlar Fransızca olan sosyalist sözcüğünü?
Kim anlar Arapça olan milliyetçi sözcüğünü?
Kim anlar Arapça Helecan sözcüğünü?
Şunlara bir kez bile Toplumcu, Ulusçu diyemediniz…
Diliniz tutulsun emi!

Kemal Şimşek
14 Ekim 2015

(Bu yazı tanımlar ve açıklamalar dışında Türkçe olmayan sözcük kullanılmadan yazılabilmiştir.)

(Bu yazıyı, bu ortam üstünde çalışıp emek verip bana armağan eden sevgili Yakup Şensoy kardeşime armağan ediyorum.)

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Önceki