Aldatılan Hükümdar

Vaktiyle Çin`de bir hükümdarın tacındaki paha biçilmez taşlardan biri düşmüş. Ülkenin en mahir kuyumcusunu saraya çağırıp, taşı yerine yerleştirmesini istemişler.

Aldatılan hükümdar

Yıllar önce, televizyonun henüz hayatımıza girmediği günlerde, ben radyodan çok güzel hikayeler dinlerdim. Onlardan birini sizlerle paylaşmak istiyorum: 

Vaktiyle Çin`de bir hükümdarın tacındaki paha biçilmez taşlardan biri düşmüş. Ülkenin en mahir kuyumcusunu saraya çağırıp, taşı yerine yerleştirmesini istemişler.

Kuyumcu tacı alıp gitmiş ve tamir ederek getirmiş. Fakat bir süre sonra, takılan taşın sahte olduğu anlaşılmış. Hemen adamı bulup, yaka paça hükümdarın karşısına çıkarmışlar..

Tabii suçunu itiraf etmek zorunda kalmış ve gerçek taşı teslim etmiş. Hükümdar her ne kadar bir zarara uğramış değilse de, onu aldatmanın cezası mutlaka ölüm olmalıymış. Kuyumcunun arenada, halkın gözü önünde bir aslana atılarak parçalatılmasına karar verilmiş.

Halk arenayı hınca hınç doldurmuş. Aslanın kafesinin parmaklıklı kapağı yukarıya kalkmış. Kafesten minicik, beyaz bir kuzu çıkmış. Hayvancık şaşkınlıkla, meleyerek sağa sola koşturup duruyormuş.

Insanlar hayretten donakalmış... Arenada büyük bir sessizlik...Bu sessizliği hükümdarın kahkahası bozmuş ve hükümdar halka şöyle seslenmiş: 

O beni aldatmıştı, ben de onu işte böyle aldattım.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com