Bir çağın kapanışı

Bir çağın kapanışı, Haluk Ahmet Gümüş

Bir çağın kapanışı

2020 YILI BİR ÇAĞIN KAPANIŞI VE SİSTEMSEL OLARAK BAŞKA BİR DÜNYAYA GEÇİŞİN İLK ADIMINDAN BİR ÖNCEKİ YIL OLACAK;

SÜRECİN BİTİMİ DÜNYA'DAKİ İKTİDARLARIN ÖNEMLİ BİR KISMINI DEĞİŞTİRECEK

(Haluk Ahmet GÜMÜŞ) 6 BÖLÜMDÜR

(1) DÜNYA EKONOMİSİ SIKINTIDA RESESYON BEKLENTİSİ KÜRESEL KRİZİ ÇAĞIRABİLİR.

Bir çağın kapanıp başka bir çağa geçişi aslında 2018 den bu yana yaşıyoruz.
Yeni çağın adı bir çok analiste göre "bilgi çağı"dır.

Bilgi çağının sinyalleri yavaş yavaş yükseldi ve bu yaşadığımız yıllarda sorunların da yükselip ülkeleri zorlamasıyla ağırlıklı olarak bir geçişe giriyoruz diyebiliriz.

Çağ dediğimizde tabiki 50-100 yıllık dönemler kastedilmiyor; yüzyıllar ve bazende bin yıllar süren bir süreçden sözediliyor; Avcı-toplayıcı toplum, köleci toplum, feodal toplum ve en son kapitalizm (para ) çağı gibi.

Artık içinde olduğunuz yeni şartların işleyiş ihtiyaçları, kişisel ve toplumsal ihtiyaçlar farklılaşıyor. Mevcut sistemin sorunları aşılamaz hale gelmiş durumda. Birçok alanda çöküş ve patlama beklentisi hakim.

"Para Toplumu Çağı"nın yaklaşık 250-300 yıl süren bir serüvenden sonra son nefesini vermekte olduğu tüm verilerin gösterdiklerini Dünya apaçık gözlemliyor.

Belliki bu çağın sonu büyük bir ekonomik krizle olacaktır. Aslında bir çok ekonomist 2008 de yaşanan krizi küresel ekonomik sistemi çökertebilecek, ancak etkisi ertelenen bir küresel kriz olarak tanımladı. Bu kriz ne kadar gizlenmeye çalışılsa da parasal müdehale araçları vasıtasıyla atlatıldı; Krizi atlatmak için ABD son iki yüzyılda bastığı paranın tam 4 katını nakit olarak basarak piyasaya sürdü. Benzeri emisyon AB de Amerika'da olanın iki katı, Japonya ise 6 katı civarında gerçekleşti. Nakit dolar 4,5 trilyona yükseltilmiş oldu.

2008'e gelindiğinde ABD'deki kredi türevlerinin normalin 27 katına yükselmesi ve verilen kredilerin geri dönüşlerindeki sorunların tehlikeli boyutlara varması sistemi çevrilemez hale getirmişti ve piyasalar alt-üst olmuştu. Sonuçta bir çok şirket batmış, birçoğu desteklerle kurtulmuş ve anlı şanlı bankaların hisse senetleri çöp denebilecek değerlere düşmüştü.
Tabi bu arada ABD'deki Suudi ve Rusya kökenli birçok parasal değer buhar olmuştu.

Merkez bankaları para basarken, bankacılık sisteminin kağıt üzerinde verdiği kredilerle piyasada sanal para-kredi tutarını artırdığı bir Dünya'da yaşıyoruz. Dünya milli gelirleri toplamı 88 trilyon Dolar'ken piyasada borç ilişkileri ile kağıt üzerindekiler dahil 830 trilyon Dolar'ı aşmış bir değerin var olduğu bir küresel sistem içindeyiz. 

Bankalar merkez bankalarına ülkelere göre %0-10 arası teminat göstererek kredi veriyorlar ve ortada olmayan ama kağıt üzerinde kredi olarak verilen paradan para kazanıyorlar. Ancak böyle yaparak para hacmini sanal olarak şişiriyorlar ve büyük bir sorun olan piyasalardaki balonlaşmaya neden oluyorlar.

Bu paralar veya para türevi kağıtlar sistem gereği 1970 yılından bu yana taşıdıkları imza üzerinden itibari bir değer. Kısaca karşılığı yok. Herhangi bir kriz durumunda veya piyasaya sürülen parayla değeri her an düşebilir. Yapı böyle. 

2008 krizinde küresel bir çöküşün ertelediğini söylemiştik. Piyasaya daha çok para sürerek çöküş ertelendi ama sorun daha da büyüdü. Piyasa daha da balonlaştı. ABD'de normalizasyona dönmek için piyasaya sürülen  Dolar'ın %50 sinin çekilmesi planlanmıştı. Sadece bir trilyon Dolar'ı çektiler ve söylendiğine göre yaktılar. Ama sorun çözülmedi piyasalar nakit bulamamaktan şikayetçi oldu, işler kötüye gitmeye, faiz ve repo piyasaları yükselmeye başladı; Çünkü bu balonlaşma sürecinde piyasanın işleyişi iyice bozulmuş yeterli kar edemeyen şirketler kendilerini kredilerle çevirmeye başlamışlardı. 

Zombi şirket denilen bu şirketlerin karları aldıkları kredinin faizini dahi ödemekte zorlanıyordu. Bu şirketler derecelendirme şirketlerinden "kredi alabilir" notu alıyor ve bu aldıkları krediyle kendi hisselerini satın alıyorlardı. Şu an dahi Dünya'nın önemli borsalarındaki kağıtların değerleri yükseliyor ancak karlılık ve üretimi gösteren oranlar önde gelen ülkelerin genelinde ve ABD'de düşmektedir. Ahlaklı denilemeyecek bu uygulama ile şirket hisselerinin değeri yükseltiyor ve finansal balonun büyümesi devam ediyor. 

Basında bu şirketlerin çoğunun hesap hataları vb nedenlerle sözkonusu kredi alabilmek için kredibilite notlarını aldıkları yazılıyor. Gerçek durumları ortaya çıktıkça da notlar indiriliyor ve skandal olarak anılıyorlar. Bu tür şirketlerin sayıları yazıkki giderek sayıları olağanüstü artıyor. 3,5 trilyon Dolarlık tehlikeli pozisyon sözkonusu. 
IMF'nin Bulgar asıllı yeni başkanına göre "Dünya çapında 19 trilyon Dolarlık şirket borcunda sıkıntı var."
Yatırım yapılabilir nota sahip şirketlerin. Borçları ile gelirleri arasındaki oran 2008 krizinde iki kat iken bugün üç kata yükselmiş durumda.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

E-Ticaret Sitemiz ve Sayfa Kısa Yolu

Sosyal Medya Sayfalarımız

Diğer Web Sitelerimiz