Hamal Abuzero
Hamal Abuzero / Mustafa Hakkı Kurt / Akçakale'den Eski Fotoğraflar / Bilgi Peşinde / Tanıdığım ilk hamaldı Abuzero. / Tek başına ve kendi halindeyken / hep öyle boynunu büker / ayaklarına bakar ve düşünürdü o.
HAMAL ABUZERO
Tanıdığım ilk hamaldı Abuzero.
Tek başına ve kendi halindeyken
hep öyle boynunu büker
ayaklarına bakar ve düşünürdü o.
Ne düşündüğünü ise ancak kendi bilir.
Ama her daim hüzünlü bir yüz,
dalıp dalıp giden gözler
ve durup durup
derinden iç çekmeler.
Yaşlıydı yaşlı olmasına
hem de bayağı yaşlıydı
kır sakallı, beyaz saçlıydı.
O zamanlar dedem yaşında vardı belki de.
Ama o yaşında bile
Kendisinin iki katı ağırlığa
bana mısın demezdi
en ağır yüklerin altına girmekten çekinmezdi.
İstasyonda, buğday dolu vagonlardan,
pikaplardan, kamyonlardan
herbiri kim bilir kaç kiloluk
çuvalları tek başına indirirdi.
Öğlenleri, Leyland Mahe’nin
şehirden sebze taşıyan kamyonuna yanaşır
“vurun ulan vurun, ben kolay ölmem” der gibi
iki büklüm, sırtını verirdi.
Kasa kasa üzümler, domatesler
çuval çuval soğanlar, patatesler
her gün Abuzero’nun sırtından geçerdi.
Sırtındaki semeriyle hatırlarım hep onu.
Bildiğimiz semer işte
eşeklerin sırtına vurulan cinsten
hamal arkalığı yani.
Bir de yarım kollu kahverengi abası.
Başka da bir giyeceği yoktu Abuzer’in demek ki.
Bayramlarda bile çarşıya
o eprimiş, tarazlanmış abasıyla çıkardı bayramlaşmaya.
Çarşı içinde,
Kör Ömerey’in iki adım ötesinde
küçücük bir kulübede
tek başına yaşardı öyle.
Arayıp soranı yoktu anladığım kadarıyla
müzmin bekârlardandı Hamal Abuzero.
Ne çoluk ne çocuk
ne yenge ne enişte
“… bir ağaç gibi tek başına”
ve belki kapısı çalınır diye bir gün
kulağı hep kirişte.
Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com