ÖVGÜN AHMET ERCAN

15 Mart 1948'de Aydın Nazilli'de doğdu. Selanik kökenlidir. 1960'ta başladığı Nazilli Ortaokulu'nu 1963'te bitirdi.1966'da Nazilli Lisesi'nden mezun oldu.Lise eğitimini tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için İstanbul'a geçti. 1970'te İstanbul Üniversitesi Jeofizik-Jeoloji bölümünde lisans eğitimini bitirdi. 1970'te ABD'de Kaliforniya Standford Üniversitesi'nde başladığı yüksek lisans-master eğitimini 1973'te tamamlayarak mezun oldu.

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın yaşam öyküsü:

15 Mart 1948'de Aydın Nazilli'de doğdu. Selanik kökenlidir. 1960'ta başladığı Nazilli Ortaokulu'nu 1963'te bitirdi.1966'da Nazilli Lisesi'nden mezun oldu.Lise eğitimini tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için İstanbul'a geçti. 1970'te İstanbul Üniversitesi Jeofizik-Jeoloji bölümünde lisans eğitimini bitirdi. 1970'te ABD'de Kaliforniya Standford Üniversitesi'nde başladığı yüksek lisans-master eğitimini 1973'te tamamlayarak mezun oldu.1975'te Colorado School of Mines'da doktora eğitimini tamamladı.1980'de ise Massachusetts Institute of Technology'de post doktora uzmanlığını tamamladı.

1975'ten günümüze İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği'nde,2011'den beri Maltepe Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyeliği yapmaktadır.17 kitabı,420 bilimsel yayını,Türkiye sorunlarına yönelik 905 araştırma tasarımı vardır. Sivil Toplum Kuruluşu'na üyedir. Senato ile Şantiye dergileri ile Beşiktaş, Türk Solu, Yeşil Dünya gazetelerinde sürekli köşe yazarıdır.

Türkiye'de ilk kez "Jeofizik Mühendisliğini",1983'te kurduğu Yeraltı Aramacılık Araştırma Kuruluşu'nu kurarak özelleştirmiştir. 2000-2002'de TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Başkanlığı'nı,2002-2004'te Türkiye Jeofizik Kurumu Derneği Kurucu Genel Başkanlığı'nı, 2006-2007 arası İran Devleti'nin petrol danışmanlığını yapmıştır. 2010'da Ülkeler Deprem Ağı Türkiye Başkanlığı'na atanmıştır. 2011-2012 TMMOB başdanışmanlığı yapmıştır.

Ercan,T.C. TBMM 2002 milletvekili seçimlerine İstanbul Anadolu Yakası'ndan bağımsız aday olarak girmiştir. Bakırköy Belediye Başkanlığı'na DSP'den, 2007'de İstanbul 3. Bölge adayı olmuştur.2014 HEPAR İstanbul Belediye Başkanı adayı olmuştur.

Ercan, Bosna-Hersek İstanbul Konsolosu ile evlidir. Bir oğlu, bir kızı, iki torunu vardur. Sigara ile alkollü içki içmez. Organlarını bağışlamıştır. Katıksız Atatürkçü, laik ve yurtseverdir. Al bayrağını, bisiklet sürmeyi,ağaç dikmeyi sever.

Deprem gibi aşk
Prof. Dr. Ahmet Ercan ile Bosna - Hersek İstanbul Konsolosu Nidzara Zlatar, yıldırım nikâhıyla dünya evine girdi. Çiftin aşk öyküsü, Prof. Ercan’ın Bosna - Hersek’te tanıştığı bir arkadaşının daveti üzerine Teşvikiye’deki Mado Cafe’ye gitmesiyle başladı. Ercan, arkadaşının yanındaki Zlatar’a ilk görüşte vurulduysa da belli etmemeye çalıştı. Nidzara ise, ilk kez gördüğü Prof. Ercan hakkında "Gülüşü güzel ama çok yiyor" diye düşünüyordu. Ercan, akşam eve döndü ve bir kâğıda şöyle yazdı: "Nidzara Ercan."

Nidzara Zlatar ise evleneceği günü iki yıl önce rüyasında görmüştü. Hatta nikâh masası ve nikâhı kıyacak kadını bile. O da not defterine "Ahmet, 15 gün içinde arayacak" diye yazmıştı. Ancak Ahmet Ercan’dan ses çıkmıyordu. Prof. Dr. Ercan da her gün ajandasına "Nidzara Hanım aranacak" diye notlar düşüyor ama çok istemesine rağmen eli bir türlü telefona gitmiyordu.

Prof. Dr. Ercan, bir toplantı için gittiği ABD’de 11 Eylül saldırılarına tanık olunca, hayat hakkındaki düşünceleri de değişti. İstanbul’a döner dönmez Nidzara’yı aramaya karar veren Ahmet Ercan o günleri şöyle anlatıyor: "Tarihi unutmuyorum. 18 Eylül’dü. Aradım. Telefonda sevinçli bir ses bana ‘Buyrun profesör’ diyordu. Beni unutmamış olmasından çok mutlu oldum. Kendisine ‘Bu akşamki caz konserine iki biletim var, gelmek ister misiniz?’ diye sordum. Yine Mado Cafe’nin önünde buluştuk. Heyecandan elimiz ayağımız titriyordu."

Nidzara Zlatar, buluşmaya kırmızı bir kıyafetle geldi. "Pırıl pırıl parlayan kristal gibi bir şeydi benim için" diyen Prof. Ercan o anda Nidzara’ya ikinci kez âşık olmuştu. Konsere yürüyerek gittiler. Aralarındaki ilk temas, Ercan’ın yoldan geçen bir arabadan korumak için Nidzara’nın kolunu tutmasıyla gerçekleşti.

Konser çıkışı kahve içip ertesi gün Büyükada’ya gitmek için sözleştiler. İlk kez orada el ele tutuştular. Evlenme teklifi ise bir otomobilde geldi. Nedzara Zlatar o anı şöyle anlatıyor: "Arabanın içindeydik. Ahmet birden bana ‘Benimle evlenir misin?’ diye sordu. Tereddütsüz ‘evet’ dedim."

Teklif gelmiş ve kabul edilmişti ama işlerinin yoğunluğu nedeniyle evlenmeye fırsat bulamadılar. Taa ki Sevgililer Günü’ne kadar. O gün Prof. Ercan yemekte sevgilisine yavruağzı renginde dokuz gül verdi ve ikinci kez evlenme teklif etti. Ve aldığı yanıt yine ‘evet’ti. Plan yapacak zamanları yoktu, yarın evleneceklerdi.

Söz verdikleri gibi ertesi gün Beşiktaş Evlendirme Dairesi’ne gidip yıldırım nikâhı kıydırdılar. Tanıkları dairede çalışan memurlardı. Sabah her ikisinin de işi vardı. Nikahı öğle tatiline denk getirdiler. Nikâh sonrası işlerinin başına döndüler. Aceleden birbirlerine nikâh yüzüğü takmayı dahi unuttular. İkisi de evlendiklerini kimseye söylemedi. Hatta ilk eşlerine ve o eşlerinden olan çocuklarına bile...

Annesinin sıradışı vefatı
Nüfusu yazın 500 bine ulaşan Kuşadası'nda kardiyolog bulunmaması, Prof. Dr. Ahmet Ercan'ın kalp krizi geçiren annesinin ölümüne yol açtı. Zekiye Ercan 18 Nisan günü Kuşadası'nda kriz geçirdi. 112 ekiplerinin beş dakika içinde müdahale ettiği 87 yaşındaki Zekiye Ercan, ilçede kardiyolog bulunan tek hastane olan Özel Kuşadası Universal Hastanesi'ne yönlendirildi. Ancak Kuşadası'nın ve hastanenin tek kardiyoloji uzmanı olan Prof. Dr. Alper Onbaşılı Antalya'da bir tıp kongresine gittiği için hasta, Kuşadası Devlet Hastanesi'ne gönderildi.

Burada yapılan ilk müdahale sonrası Zekiye Ercan, Aydın'a sevk edildikten sonra hayatını kaybetti. Zekiye Ercan'ın durumu, 2010'daki son sayıma göre nüfusu 84 bin 56 olan, yaz aylarında ise belde ve köyleriyle birlikte, yazlıkçılar ve turistlerle 500 bine ulaşan Kuşadası'nda günün konusu oldu.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com