Topal Zülfo
Onu dört mevsim kış yaz soylu bir Arap atı gibi bembeyaz Şam eşeğinin üstünde çarşıdan tıkır tıkır geçerken görürdüm hep. Ama ne geçişti o öyle! Sanırsın ki Fatih Sultan Mehmet Han alâ-yı valâ ile fethettiği İstanbul’a giriyor atının üstünde.
1 TOPAL ZÜLFO
Onu dört mevsim
kış yaz
soylu bir Arap atı gibi bembeyaz
Şam eşeğinin üstünde
çarşıdan tıkır tıkır geçerken görürdüm hep.
Ama ne geçişti o öyle!
Sanırsın ki Fatih Sultan Mehmet Han
alâ-yı valâ ile
fethettiği İstanbul’a giriyor atının üstünde.
Aynen öyle hani.
Beyaz eşek olur mu?
Olur.
Eğer zaman zaman beyaza boyamamışsa
gözümle görmüşlüğüm vardır o eşeği yani.
Zülfo Amca topaldı.
Bastonsuz yürüyemezdi.
Evden dükkâna,
dükkândan eve eşeksiz gidemezdi.
Dükkân dersen hem nalburiye
hem züccaciye
hem de bakkaliye dükkânıydı.
Kolonya şişelerinin yanında sekizlik çiviler
şeker kavanozlarının üstünde firketeler
ve renk renk düğmeler.
Ne ararsan bulunurdu orada
derde devadan gayrı.
Kasabanın, kovboy filmlerini andıran
derme çatma salaş çarşısında
üç beş düzenli dükkândan biriydi onun mekânı.
Aklımda kaldığı kadarıyla
fıstık yeşiliyle boyanmıştı dükkânın dört bir yanı.
Kimi zaman bir şey almaya giderdim
babamın selamını ileterek
“Zülfo Emmi,
babam selam söyledi, dedi ki yarım kilo…”
Topal Zülfo
benim çocukluğumun anlı şanlı tek süvarisiydi.
Beyaz Şam eşeği üstünde
gözlüklü topal süvari…
Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com