Kuzey Kıbrıs Velospeed Cycling Tours ile Akdeniz-Koruçam Bisiklet Turu
Kuzey Kıbrıs'ın en güzel çam ormanlarının ve kaplumbağa yumurtlama alanı olan sahilinin bulunduğu Akdeniz Bölgesinde, Velospeed Cycling Tours ile muhteşem bir turu tamamladık...
Bu saat değişimleri beni biraz yordu bu sefer...
TR saati ile oluşan 1 saatlik fark yüzünden ve bir de benim tedbirliliğim yüzünden 2 saat erken gittik buluşma noktası Akdeniz'e... Kimseler yok!... meydandaki köy kahvesi bile açılmamış daha!!
Emre ile beraber halamın oğluna uğrayalım vakit geçsin diye Akdeniz'de oturan Zeki abiye gittik... Ama Pazar sabahı bu saatte kalkmış mıdır ki diye düşünürken kapı açıldı ve "ooo! günaydın" diye o gür sesi ile karşıladı bizi.
Bir saatlik sohbetin ardından gelen 1-2 bisikletli arabayı görünce geldiler bizimkiler geçelim diye izin alıp ayrıldık yanlarından.
Bisiklete daha 10 mt binmeden lastik fıss! dedi ve indi. amaan! bu lastikelri de değiştirmeliyim artık diye diye Şükrü hocamın yanına gittim. Sağolsun iç lastik varmış yanında değiştirmeden önce dış lastiği açarak kontrol etti allahtan (adam tecrübeli tabii) iki dişin arasına bir cam kırığı girmiş meğer ondan 3 trü benim lastik patlıyor demekki!...
Artık herkes geldi kahveler çaylar içildi ve tur başlasın...
Girdik yine topraklara tarlalara ama hava güzel. Güneş var ama yakmıyor, rüzgar var ama üşütmüyor... :) tam bisiklet havası...
Ekip te canlı ve gençlerden çoğunlukla basıp gidiyorlar, hem kamera hem denge hem pedal ben genç değilim diye düşünmeye başladım...
Ormanların içerisinde kıvrısla kıvrıla hafif meyille ilerliyoruz derken bir yokuş aşşağı yere geldik yokuş taş mıcır kaya ne arasan var! bir kamerayla ineyim dedim az daha düşüyordum, kapattım kamerayı ben buradan iner miyim inerim dedim ve çokta güzel indim!... aslında çaktırmayın 2-3 kere kayıp durmak zorunda kaldım, ama kamera bende ve kapalı ;) kimse kanıtlayamaz!... :D
her inişin bir çıkışı olur elbet ; yokuş bitti bu sefer tırmanma başladı aynı derecede bozuk bir yolda. bir çıkayım dedim daha rampanın 1/4 üne gelmeden patinaj yapmaya başladım ve erkeklik bende kalsın diyerek inip yürüyerek çıktım rampayı da... 2-3 kişi sadece bisiklet ile çıkabildi.
en zor kısmı da burasıymış gerçekten, rampa dik ama çıkılamaz kadar değilde lastik zeminde tutunacak bir şey bulamıyor ve çakılların arasından kayınca ne yaparsanız yapın yürümek daha güvenli oluyor.
Uzaktan da olsa deniz manzaramız ile ormanların içerisinde güzel bir turdu. Artık dönüşte yolun 2/3 lük kısmını asfalta hasret sürüp birden asfalta çıkınca bir güzel oldu anlatamam...
Kameramı da açtım, pedala da keyifle bastım... kim tutar beni bu asfaltta?