Taşkent mi, Vuni mi?

74 ‘ten beri bakış açısında zerre ilerleme yok…

Geçen Hafta Kıbrıs Yerel gazetesinde bir haber okuyunca gözlerime inanamadım!...

Kıbrıs’ta  arkadaşlarla konuşurken, Güney tarafının Kıbrıs adasını farklı bir ülke ve Kıbrıs Vatandaşlarını (74 ve öncesinde nüfusa kayıtlı olanlar ile onların çocukları olan Kuzeyliler de dahil olmak üzere) farklı bir millet ( Yunan ya da Türk değil de Kıbrıslı olarak) gördüklerini, dolayısı ile de bu özellikleri taşıyan Kuzeyli Türklere de Güneyin kimliklerini ve pasaportlarını verdiklerini, farklı bir milliyetçilik anlayışları olduğunu söylemişlerdi…

Evet, bisiklet kulüpleri Lefkoşa’dan başlayıp, Güneye geçerek tur düzenliyorlar. Facebook guruplarına bakınca “kimliklerinizi unutmayın” diye de uyarı yazıyorlar tabi ki biz katılamıyoruz bu turlarına, çünkü; Türklerin Vizeleri bile olsa,  Kuzey Kıbrıs’tan Güneye geçmek bir hayal!... Sadece diplomatik Türk pasaportu sahipleri görev icabı geçebiliyorlarmış, yeşil pasaportlarda yasaklı!...

Bir başka arkadaşım da bazı Kuzeyli Türklerin çocuklarını Güney Lefkoşa’daki okullara gönderdiklerini, sabah servis ile Güney’e geçip akşam döndüklerinden bahsetmişti…

Ada halkı birbirlerine Rum ya da Yunan ve Türk dememeye, Kıbrıslı diye tanımlanmaya çalışıyorlarsa da, bir noktadan sonra hem ticaret hem milliyet devreye girebiliyor…

Bazıları da bu duruma çok tepkililer: Güney kimliği olan bir Kıbrıslı ile evlenen Türkler, eş durumundan da olsa Güney vatandaşlığına geçemiyor maalesef. Çocuklarının durumu biraz karışık; Anne Kıbrıslı baba Türk ise; çocuklar alınıyormuş ama anne Türk baba Kıbrıslı ise alınmıyormuş! Bu durum benim için bir söylenti tabiki, daha net olarak öğrenemedim ama soruşturuyorum. Anaerkil bir sosyal yapıyı işaret ediyor bu durum…

Türkleri özellikle işgalci olarak görüyorlar ve bunu söylemekten de geri kalmıyorlar Güney Kıbrıslılar…

Bu kadar genel bilgiden sonra habere geçeyim hemen. Geçenlerde bir füze düşmüştü Kuzey Kıbrıs’a hatırlarsanız. Yerel Kıbrıs gazetesinde şöyle bir başlık vardı : “Güney Kıbrıs’taki Cyprus Mail gazetesi “Vuni” yerine “Taşkent” yazmış diye Rum Sayıştay Başkanı tarafından tehdit edildi… “

Füzenin Türk tarafında düştüğü bölgenin Türkçe adı Taşkent, Rumcası ise Vuni!...

Haberin devamında ise; “Rum Sayıştay Başkanı Odisseas Mihailidis, İngilizce yayın yapan Cyprus Mail gazetesinin, ilgili haberde, orijinal ismi Vuni olan  köyünün isminin, Türkçe Taşkent olarak verilmesini eleştirerek, Başsavcılığa suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.”

Yasa dışı isminin! Taşkent olarak duyuran gazetenin, devlet yardımı alıp almadığına da bakılacağını, Coğrafi isimlerin standardizasyonu! (Rum adlarının kullanılması zorunluluğu)  yasasına göre suçun sabit olduğunu, meşruiyetin korunması ilkelerine açıkça karşı gelindiğini de eklemiş, Sayıştay başkanı…

Şu anda bir Kuzey Kıbrıs Türk toprağı olan bir bölgeye düşen füze ile ilgili yapılabilecek en son eylemi gerçekleştirmiş sayın Odisseas!... Bir geçmiş olsun felan deseydi önceden daha şık olabilirdi.

Bu haber tüylerimi diken diken etti… Bir birleşme olursa ilerde (ki genel kanaat mümkün olmadığı yönünde) bu Güneyliler Kıbrıslı falan dinlemez herkesin adını bile değiştirebilirler!... 

Hepsi böyle midir? İnşallah değildirler ama 74 ‘ten beri bakış açısında zerre ilerleme yok…

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com