A. YÜRÜMEK

Genelde yere bakarak yürürüz. Bu bizim toplumun ezik ve içe kapanık olduğundan değildir. Çok eskilere dayanan bir mazisi vardır yere bakarak yürümenin. Çünkü en beklenmedik kazalar yerden gelmiştir.

A. YÜRÜMEK

Genelde yere bakarak yürürüz. Bu bizim toplumun ezik ve içe kapanık olduğundan değildir. Çok eskilere dayanan bir mazisi vardır yere bakarak yürümenin.  Çünkü en beklenmedik kazalar yerden gelmiştir.

Günümüzde kaldırımlar,  kaldırımlardaki çukurlar,  dükkân ve mağaza girişleri,  devletin ve yerel yönetimlerin açtığı gerekli gereksiz çukurlar,  köpek pislikleri,  çöpler ve daha niceleri yerden gelen tehlikeler olarak bizi tehdit etmektedir.  Bu tür tehlikelerden kaçınmak gerekir.  Yani yere bakarak yürümeye özen gösterelim.  Hatta eğer gece vakti sokağa çıkmak zorunda kalırsak, bir de el feneri alalım yanımıza.

Sokakta veya herhangi bir yürüyüş esnasında yerdeki lekeler bize yukarıdan gelebilecek tehlikeler konusunda da bilgi sahibi olmamızı sağlar.  Örneğin; yerde göreceğiniz bir kuş pisliği tepenizdeki ağaç veya saçakta kuşların konakladığının işaretidir.  Vişne lekesi,  sonbahara doğru dut lekesi hep size yukarıdan gelebilecek basit tehlikelerin uyarıcısıdır.
              
Karda yürümek, karda kaymasını bilenler için daha kolaydır.  Çünkü onlar kara bastıkları anda otomatik olarak kayma pozisyonuna geçerler.  Yani dizler hafif kırık,  vücut hafifce öne eğimli.  Tabi bir de düşmesini bilmek ve düşmekten korkmamak gerekiyor.  Dağcılık bölümünde dikkat edilmesi gereken konuları açıklarken bu “düşmesini bilmek” konusu yeniden işlenecektir.  

Karda düşmek ve zarar görmemek nasıl olur? 

İnsan vücudu yapısı itibarı ile arkaya düşme eğilimindedir.  Onun için öne eğilerek yüründüğünde yerin kaygan olması bizi sadece kayarak öne götürür.  Ancak,  kaymasını bilmediğimiz zaman bu zararsız kaymadan korkup kendimizi geri çekeriz. 

Sonuç; ayağımız ileri gider ve biz gerisin geri düşeriz. Düşme eylemi esnasında reflekslerimiz devreye girer ve filme alınsa kendimizin de inanamayacağımız bir akrobasi hareketi yaparak dirseğimizin üzerine düşeriz.  İşte kırık bir dirseğiniz ve neden olduğunu anlamadığınız değişik yerlerinizdeki  ağrılı adaleleriniz size bu nedenle bir süre misafir olur.

Oysa düşmek insan vücudunun doğal bir işlevidir.  Bu doğal işlevi serbest bırakmak gerekmektedir.  Bilinçli bir şekilde düşünüz.  Vücudunuzun en sağlam yeri olan kaba etinizin yanını ve onu takip eden sırtınızı sırası ile yerle temas ettiriniz.  Göreceksiniz çok eğlenecek ve içinizden tekrarlamak gelecektir.

İki ayağınızın birden havalanması ender de olsa başa gelebilecek kazalar arasındadır.  Bu durumda baş ileri uzatılır ve her iki kol omuzdan itibaren düz tutularak yere ilk temas sağlanır (judocu düşüşü ). 

Yine de ileri yaşlarda karlı havalarda dışarı çıkmamak alınacak ilk önlemler arasındadır.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Bilgi ve Kültür Sitelerimiz