KRİSTOF KOLOMB

Kristof Kolomb, 1451 yılında İtalya, Cenova’da doğmuştur. Asıl adı Cristovao Kolombo’dur. Babası Domenico Colombo, annesi Susanna Fontanarossa’dır. Gençliği, tutkuyla bağlı olduğu denizlerde ve denizci aileleri arasında geçmiştir.

Kristof Kolomb'un yaşam öyküsü:

Doğum tarihi: 1451, Cenova, İtalya
Ölüm tarihi ve yeri: 20 Mayıs 1506, Valladolid, İspanya

Kristof Kolomb, 1451 yılında İtalya, Cenova’da doğmuştur. Asıl adı Cristovao Kolombo’dur. Babası Domenico Colombo, annesi Susanna Fontanarossa’dır. Gençliği, tutkuyla bağlı olduğu denizlerde ve denizci aileleri arasında geçmiştir. Babası dokumacılık işi yapmaktaydı. Fakir oldukları için okuyamayan Kristof Kolomb bir gemide tayfa olarak işe girmiştir.

1476’da İngiltere yolculuğundan sonra Lizbon’a geçerek okuma yazmayı ve gemicilik sanatını öğrendi. Kardeşi Bartholomeo ile hidrografik haritalar yaparak geçimini sağladı. 1477’de İrlanda ve İzlanda’ya yolculuk yaptı. 1478’de Cenovalı tüccarlardan birinin adına Madeira Adaları’na (Atlas Okyanusu) şeker almaya gitti. 1479’da Madeiralı zengin bir kadınla evlenerek üç yıl orada yaşadı. Özellikle Floransalı fizikçi ve kozmografyacı Toscanelli ile konuşmalarından etkilenerek, dünyanın yuvarlak olduğunu ve gemiyle hep batıya gidildiğinde Hindistan’a ulaşılabileceğine inanıyordu. Bu tasarımını gerçekleştirmek için ilk kez 1484’te başvurduğu Portekiz Krallığı harcamaları karşılayamayacağı gerekçesiyle reddetti.

1488’de ikinci kez görüşmede, Bartholomeo Dias’ın Ümit Burnu’ndan başarıyla dönmesi üzerine yeniden suya düştü. İspanya Kralı Ferdinand’ın haznedarı Luis de Santangel’in aracılığıyla Kraliçe İsabella ve krallığın desteğini sağlamayı başardı. 3 gemi, 90 tayfa, subay ve krallığın yetki belgesiyle donatıldıktan sonra, 1492’de Palos Burnu’ndan yola çıktı. Su ve yakıt için Kanarya Adaları’na uğradı. 33 günlük bir yolculukla Atlas Okyanusu’nu aşarak Bahama Adaları’na ulaştı. 

İlk adaya kral adına San Salvador adını koydu. Buradan güneybatıya yönelerek Küba’nın kuzeydoğu ve sonra Hispaniola’nın (Tahiti) kuzey kıyılarına vardı. Hâlâ Hindistan ve Çin’e gideceği umuduyla yola devam ederken kaptanlık gemisini yitirdi ve tutsak ettiği birkaç Arawak yerlisiyle dönmeye karar verdi. Dönüşte fırtınaya kapılıp Azor Adaları’na, oradan Lizbon Körfezi’ne sığındı. Keşiflerine, Portekiz Krallığı’nın denetiminde olması koşuluyla izin verildi. Gemisi Barcelona’ya ulaşmadan karadan gönderdiği haber nedeniyle bir kahraman gibi karşılandı. Ferdinand ile İsabella tarafından amirallik ve keşfettiği bölgenin genel valiliğiyle ödüllendirildi.

Kolomb, 1493 senesinden 1504 senesine kadar Orta Amerika'ya üç sefer daha düzenledi.

İspanya kralları bir sözleşme ile Kolomb'a, babadan oğula geçmek üzere "Okyanus Amirali" ünvanı verdi ve kendini, keşfedeceği bütün toprakların genel valiliğine atadı. Bu seferlerden getireceği altının ve baharatın onda biri de Kolomb'un olacaktı. Bu sözleşmeye uyulsaydı, Kolomb ve mirasçıları, batının en zengin prensleri olacaktı.

Kolomb bilinenin aksine Amerika'ya ayak basan ilk kaşif değildir. Kıtaya 11. yüzyılda Leif Ericson önderliğindeki Viking seferiyle ilk defa ulaşılmıştı. Kolomb'un seferleri Amerika yerlileriyle birkaç yüzyıl sürecek kalıcı temasların ve kolonizasyon hareketinin başlamasına yol açmıştı.

Bu nedenle Kolomb'un Batı dünyasının tarihsel gelişiminde büyük bir etkisi oldu, öncelikli hedefi Hristiyanlığı yaymaktı.

Kolomb, Doğu Hint Adaları'na sefere çıktığı için Avrupalılar tarafından bilinmeyen bir kıta keşfettiğini asla itiraf etmedi ve yerlilere Indios (İspanyolca: Hint) dedi.

İkinci gezisine, 1493’de Cadiz’den yola çıkarak Batı Hint Adaları’na (Antiller) yöneldi. Bu kez 17 gemiden oluşan donanmasında 1000 kadar soylu, papaz, asker, çiftçi, zanaatkârdan başka araç gereç, tohum ve sığır taşıyordu. Küçük Antiller, Virgin Adaları ve Puerto Rico yayını dolanarak Hispaniola’nın kuzey kıyısına döndü. Asıl amacı, Asya’nın bir yarımadası varsaydığı Küba’nın güney kıyısını ve Jamaika’yı keşfetmekti. 1496’da İspanya’ya geri dönerek yeni  gelişmeleri rapor etti. Yerine yetkili olarak bıraktığı kardeşi onun onayıyla yerleşim bölgesine daha güneydeki Santa Domingo’ya aktardı; yine de yeterli altın elde edilemedi, tutsakların çoğu yolda öldü. 1498’deki üçüncü yolculuğun masrafı da krallıkça karşılandıysa da, bu kez gönüllü yerine hapishaneden toplanmış gemiciler iş gördü. Güneyden yol alarak Trinidad Adası, Paria Körfezi (Venezuela), Paria Yarımadası, İnci Kıyısı ve Margarita Adası’nı keşfetti. Venezuela kıyısını izleyerek Santa Domingo’ya ulaştı. Sömürge büyük kargaşa içindeydi. Bazı ödünlerle düzeni kurmaya çalıştı, ama güvensizlik nedeniyle krallığın 1499’da denetim için gönderdiği Babadilla, Kolomb’u zincire vurarak İspanya’ya gönderdi. Uzun çabalarından sonra, Hispaniola’dan uzak durmak koşuluyla yeni bir yolculuk için gemiler sağladı.

1502’de 4 gemiyle kardeşi, oğlu Fernando ve eski dostlarıyla, sağlığı bozuk olarak yola çıktı. 21 günde Martinique Adası’na
ulaşarak, krallığın buyruğunu dinlemeyip Santa Domingo’ya yanaştı. Ancak yeni vali karaya inmesine izin vermedi. Büyük bir fırtınaya yakalanarak, o zamanlar henüz bilinmeyen Batı Karayip Denizi’ne yöneldi. Honduras’ı geçerek Nikaragua ve Kostarika kıyılarına vardı, doğudan Panama Kanalı’na yöneldiğinde, Kızılderililerle çatıştı ve iki gemisini yitirdi. Bu sırada takas yoluyla yerlilerden oldukça altın elde etti. 1503’te yeniden Küba’ya geçti. Gemisi çürüyen ve sağlığı iyice bozulan Kolomb, Santa Gloria adını verdiği şimdiki St. Ann’s Koyu’na (Jamaika) sığındı. Bir yıl sonra gönderilen bir gemiyle geri kalanlar, kardeşi ve oğluyla 1504’te İspanya’ya döndü. Bu dördüncü ve son gezisi, altın yükü ve getirdiği bilgiler yönünden oldukça başarılı olmasına karşın, Kolomb Kraliçe İsabella’nın ölümü nedeniyle saraydaki etkinliğini yitirdi. 1505’te kendisine verilen birçok haklar kral tarafından geri alındı. Sürekli başvurularından bir sonuç alamadığından parasal sıkıntıya düştü. 

Kristof Kolomb 20 Mayıs 1506'da 54 yaşındayken yaşamını yitirdi. Öldüğünde, bir işe yaramayan amiral ve genel valilik unvanları oğlu Diego’ya geçti. Önce Valladid’e gömüldü, 1509’da Sevilla’ya aktarıldı. 1541’de oğluna bıraktığı vasiyet gereğince, kemikleri Santa Domingo’da bir katedrale yerleştirildi.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz

E-Ticaret Sitemiz ve Sayfa Kısa Yolu

Sosyal Medya Sayfalarımız