Ve diğerleri 1

Kimi insanlar vardır / uzun zaman birlikte olursunuz / ama aradan zaman geçince / adlarını da yüzlerini de unutursunuz. / Öylesine silik, öylesine hayali / buz üstüne yazılmış yazı gibi yani.

VE DİĞERLERİ - 1

Kimi insanlar vardır
uzun zaman birlikte olursunuz
ama aradan zaman geçince
adlarını da yüzlerini de unutursunuz.
Öylesine silik, öylesine hayali
buz üstüne yazılmış yazı gibi yani.

Ama kimileri de vardır ki
anılarımızın tarih şeridinde
Milat öncesinde kalsalar bile
unutmak ne mümkün onları
sanki her zaman
bir gün öncesindedirler
ve her dem bütün canlılıklarıyla
belleğinizdedirler.

FIRINCA KÖR ÖMEREY böyle biriydi mesela.
Gece karanlığında tutuştuğu bir sarhoş kavgasında
aldığı bir darbeyle takma gözü düşünce yere
eğilir o karanlıkta aramaya başlar
patırtıyı duyup da gelen gece bekçisine
gayet serinkanlı durumu açıklar:
“Gözüm kayboldu, onu ariyam lo!”

Ya da çarşımızın bir numarası
yılların BIDO AMCASI
ki, vitrinli ilk mağazanın sahibiydi.
Ben “daha dün annemizin kollarında yaşarken”
tam da o çağlardan yani
hatırlarım o mekânı.
Marketler ortaya çıkıp da
her şey pakete girmeden önce
turşu yapmak ve satmak onun işiydi.

Ya DEDO LENGER?
Adına bakıp da hayal sanmayın adamı
tepeden tırnağa gerçekti Dedo Lenger
tuz öğütür, tuz satardı mağara gibi dükkânında
bir de eski gazeteler…


KUMRİ HASAN derseniz
bir lokma bir hırka yaşayan bir garip adam.
Saçı sakalı birbirine girmiş
ruhunu dervişler öpmüş 
o köy senin bu köy benim
nerede akşam orada sabah
tut ki beş parasız bir Evliya Çelebi
yani anadan doğma seyyah.

İki yoğurtçu vardı çarşımızda
biri SORO MAHMUT’tu, evet
öbürü de YOĞURTÇU ESVET.
İkisi de ulbe ulbe (?) 
günlük koyun yoğurdu satarlardı.
Zaten bizimkiler de başka yoğurt bilmezlerdi
ertesi güne kalan yoğurdu 
belki ayran yaparlardı ama
öldür Allah yemezlerdi.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com