Ve Nizip

Nizip’e yıllar önce olduğu gibi yine trenden inerek ayak basacağımı ve o heyecanı yeniden yaşayacağımı hayal ediyordum hep. Maalesef bu zevkten mahrum kaldım. Çünkü Gaziantep bizim trenin son durağıymış.

Ve Nizip

Nizip’e yıllar önce olduğu gibi yine trenden inerek ayak basacağımı ve o heyecanı yeniden yaşayacağımı hayal ediyordum hep. Maalesef bu zevkten mahrum kaldım. Çünkü Gaziantep bizim trenin son durağıymış. Nizip’e gidecek olan tren ertesi gün, yani 19 Mayıs sabahı hareket edecekmiş. Onu beklersem Nizip’teki 19 Mayıs törenine yetişemeyebilirdim. Bir tercih yaptım ve karayoluyla gitmeye karar verdim.

Gaziantep’e çok güzel, geniş, yeni bir otobüs garajı yapmışlar. Şehirlerarası otobüsler oradan kalkıyor. İlçelere ve köylere giden araçlar için de eski garajı kullanıyorlar. Ben eski garaja gidip Nizip minibüsüne bindim. Yolda, yanımdaki hanımla ahbaplık ettik. O da öğretmenmiş. Benim eskiden Ortaokulda öğretmen olduğumu, şimdi Nizip’i ziyarete geldiğimi öğrenince benimle ilgilendi. Öğretmen evinde kalacağımı söyledim. “ Öğretmen evinin müdürü benim akrabamdır. Telefon edip yer ayırtayım” dedi. Hemen cep telefonuyla yerimi ayırttı. Çok sevindim. Yol boyunca sağımda solumda göz alabildiğine fıstık ağaçları uzanıyordu eskisi gibi. Yalnız bu defa ağaçların daha gür, daha bakımlı olduğunu fark ettim. Neden bilmem...

Nizip’e yaklaştıkça kalp atışlarım hızlanmaya başladı. Yavaş yavaş şehre girdik. İlk anlardan itibaren büyük bir düş kırıklığına uğradım. O güzelim iki katlı taş evler gitmiş; yerlerine koca koca beton binalar yapılmış. Bazı binalar bitmemiş; üstlerinde demir çubuklar duruyor. Bir kalabalık, bir koşuşma.. Arsız klakson sesleri sardı etrafımızı. Yol arkadaşım benden önce indi. Minibüs yer yer durup yolcularını indirirken caddelerde biraz dolaştı. Ben şaşkınlık içinde sağa sola bakarak nerelerden geçtiğimi anlamaya çalışıyordum. Ama eskiye ait hiçbir şey göremedim.

Şoför beni öğretmen evinin önünde bıraktı. Meğer öğretmen evi benim eski okulumun tam karşısındaymış. Nizip’e iner inmez okulumu görmek beni çok heyecanlandırdı. Önünde durup biraz seyrettim. Ziyaret etme işini başka bir güne bırakıp, öğretmen evine girdim. Müdür bey beni saygıyla ve özel bir ilgiyle karşıladı. Telefondaki hanım ona benim eskiden burada öğretmen olduğumu da söylemişti. “Size en güzel odamızı hazırlatıyorum hocam” dedi. Bilgisayara kimlik bilgilerimi kaydederken içecek bir şeyler ısmarladı.

Beni odama çıkardılar. Sekiz - on odalı bir misafirhaneydi burası. Odama doğru giderken önünden geçtiğim her kapının yanında pirinçten tabelalar gördüm. Üzerlerinde “Bu oda falanca.. tarafından donatılmıştır..” diye yazıyordu. İlçenin yardım sever esnafı öğretmen evinin yapılışına katkıda bulunmuş. Bu çok hoşuma gitti. Benim için ayrılan bölümün iki yataklı bir odası, banyosu, ayrıca bir de salonu vardı. Bir süit denilebilir. Yatak çarşafları temizdi. Ama banyoyu kullanmadan önce fayansları, lavaboyu, klozeti bir güzel ovmam gerekiyordu. Onun için hemen dışarıya çıkıp temizlik malzemeleri aldım. Orada kaldığım sürece kendimi evimde gibi hissetmem için ne yapmam gerekiyorsa yaptım. Kumanyamdan kalan son yiyecekleri akşam yemeği niyetine yedim. Ertesi sabah dinlenmiş olarak uyanabilmek için erkenden yattım.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Güzellik Temalı Web Sitelerimiz

Kısa Yollar

Yöresel Temalı Web Sitelerimiz

Bilgi Temalı Web Sitelerimiz

Eğlence Temalı Web Sitelerimiz

Sosyal Temalı Web Sitelerimiz