WOLFGANG AMADEUS MOZART

Mozart, 35 yıllık ömrüne 626 eser sığdırmıştır. Mozart, Avrupalı bestekârların en popülerlerindendir. Günümüzde müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olarak kabul görmüştür. 1780 yılında, Mozart'ın ilk büyük operası İdomeneo oynanır. Türklerin Avrupa'da moda olduğu o yıllarda, Mehter ritminden esinlenen Mozart, La Majör Piyano Sonatı'nın 3. bölümünde Türk Marşını besteler.

Wolfgang Amadeus Mozart'ın yaşam öyküsü:

Doğum tarihi: 27 Ocak 1756, Salzburg, Avusturya
Ölüm tarihi ve yeri: 5 Aralık 1791, Viyana, Avusturya

Sanat Yaşamı ve eserleri:

Mozart, 35 yıllık ömrüne 626 eser sığdırmıştır. Mozart, Avrupalı bestekârların en popülerlerindendir.  Günümüzde müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olarak kabul görmüştür. 1780 yılında, Mozart'ın ilk büyük operası İdomeneo oynanır. Türklerin Avrupa'da moda olduğu o yıllarda, Mehter ritminden esinlenen Mozart, La Majör Piyano Sonatı'nın 3. bölümünde Türk Marşını besteler. 1782'de operası (Saraydan Kız Kaçırma Opera Türklerin bulunduğu Osmanlı ülkelerinde geçmektedir. 1782 ve 1783 yılları arasında, Mozart Johann Sebastian Bach ve George Frideric Handel'in eserleri üzerindeki çalışmaları, Barok tarzında yeni bir müzik stili ve dili yaratılmasını sağlar. Sihirli Flüt (Die Zauberflöte) bu örneklerden biridir ve finali de 41. Senfoni'dir.

Mozart 18'inci yüzyıl Avrupa'sındaki Aydınlanma Çağı'ndan esinlenir ve Haydn ile çok iyi arkadaş olur. 1784 ile 1787 arasında bugün de ziyaret edilen Domgasse 5'te St. Stephen Katedrali arkasında, yedi odalı bir apartmanda yaşamıştır. Burada 1786'da " Figaro'nun Düğünü operasını bestelemiştir. Mozart çok yönlü bir besteciydı ve hemen hemen her türde müzik yazdı. Bunların arasında senfoni, opera, solo konçerto, oda orkestrası, yaylı kuartet ve yaylı kentet ve piyano sonatları da vardır. Bu türlerin hiçbiri yeni değildi, ama piyano konçertosu Mozart'ın tek başına geliştirdiği ve popüler ettiği bir türdür. Ayrıca önemli sayıda dini müzik de yayımladı, bunların arasında ayin müzikleri de vardı ve birçok dans müziği de besteledi; divertimenti, serenadlar ve diğer hafif eğlenceli türlerde.

Beethoven, Mozart'ı birçok kez kendisine örnek olarak almıştır. Mozart, Frédéric Chopin, Franz Schubert, Peter İlyiç Çaykovski, Robert Schumann ve birçok besteci tarafından en iyi olarak gösterilmiştir. Hatta Frédéric Chopin, cenazesinde kendi yazdığı cenaze müziğini değil Mozart'ın Requiem'inin çalınmasını istemiştir. Mozart popüler müzik için de bir ilham kaynağı olarak kalmıştır. Jazz'dan, Rock'a, hatta Heavy Metal'e kadar. Jazz piyanisti Chick Corea, Mozart'ın piyano konçertolarını çalarken kendisini konçertolar yazmaya esinlenmiştir.

Yaşam öyküsü

Wolfgang Amadeus Mozart, 27 Ocak 1756 yılında Avusturya'nın Salzburg kentinde doğmuştur. Babası Leopold Mozart, ablası ise Nannerl Mozart'tır. Babası Leopold Mozart, Salzburg Başpiskoposluğu Saray Orkestrası'nda keman çalan, bir çok besteler ve keman için bir metod yazan bir müzikçiydi. Mozart, henüz çocukken müzik dersleri almaya başladı. Hatta bu dönemde bazı eserler besteledi. Müzik otoriteleri Mozart'ın henüz çocukken bestelediği eserlerde bile müzikal dehasının izlerinin görüldüğünü belirtir.

Daha küçük yaşta kendiliğinden çaldığı piyanoda, parçaları babası dikkatle dinliyor, notalarını yazıyordu. Babası onun üstün kabiliyetini bütün dünyaya tanıtabilmek için Avrupa'nın baş kentlerinde uzun bir konser turnesine çıkardı. Dinleyiciler bu sakin tavırlı küçük çocuğun kabiliyetine hayran olmuşlardı. Mozart her gittiği yerde alkış topluyordu. Viyana'ya, Paris'e, Londra'ya gitti. Londra'dayken keman için 6 sonat besteledi. Ayrıca ilk senfonisini de tamamladı.

1762 yılında, Bavyera Elektörlüğü'nün başkenti Münih'te, Bavyera Kurfüstü (Elektör prensi) lll. Maximillian' ın sarayında konser verdi. Aynı yıl Prag ve Viyana'da da imparatorluk saraylarında konser vermiştir. Konser turu, üç buçuk yıl sürmüştür. Viyana'ya 1767'de giden ikili, burada 1768 yılının kasım ayına kadar kalırlar. Bu gezi sırasında Mozart çiçek hastası olur. Sonradan iyileşmesi babası Leopold tarafından Tanrı'nın oğlu için sevgisini temsil etmektedir.

Salzburg'da geçen bir yıl sonunda, üç kez İtalya'ya yolculuğa çıkmıştır. 1769 kasımından, 1771 martına kadar, 1771'in ağustosundan kasım ayına kadar ve 1772 ekimi 1773 martı arası dönemde Mozart, üç opera besteler: "Mitridate Rè di Ponto" (1770), "Ascanio in Alba" (1771) ve "Lucio Silla" (1772). Üç opera da Milan'da oynanmıştır.

Mozart 21 yaşında Almanya'ya gitti. Bir yandan yeni eserler besteliyor bir yandan da geçimini sağlayabilmek için piyano dersleri veriyordu. Weber adında bir müzikçinin evinde pansiyoner olarak oturuyordu. Evin büyük kızı Aloysie'ye aşık olmuştu. Kızın sesi güzel idi ve opera sanatçısı olmak istiyordu. Mozart ona müzik dersleri verirken ileride evlenmek için de sözleşmişti. Yalnız kısa bir süre sonra Mozart konserler vermek üzere Paris'e gitmek zorunda kalınca bu macera da sona erdi. Bir yıl sonra Aloysie Mozart'a olan aşkını çoktan unutmuş kendini tamamen opera sanatına vermişti. Mozart çok üzgün bir halde Salzburg'a döndü ve bol bol eser besteleyerek üzüntüsünü unutmaya çalıştı. 1781'de Weber'lerle Viyana'da karşılaştı. Bu defa da ailenin küçük kızı Constanze'ye aşık oldu. Mozart'ın babası Constanze'nin müsrif, bencil bir kız olduğunu anlamıştı ve oğlunu ondan vazgeçirmek istiyordu ama Mozart bu konuda babasını dinlemedi. İki genç evlendiler.

Evlendikten sonra maddi durumu hiç düzelmeyen ve devamlı borç içinde bir hayat geçirmeye başlamıştır ve yaptığı evlilikte babasını haklı çıkararak, başarılı olamamıştır. 1787 yılında yaptığı besteler ile gereken başarıya ulaşamayan Mozart, giderek kötüleşen maddi durumu nedeni ile babası gibi Mozart da, sarayda müzikçi olmuştur.

Mozart otuzaltı yaşını doldurmadan 5 Aralık 1791'de Viyana'da öldü. Cenazesi fakir cenazeler için uygulanan biçimde kaldırıldı. Mezarının nerede olduğu ise bilinmemektedir. Söylenenlere göre, Mozart'ın tanıdığı insanlar arasından sadece altı kişinin katıldığı katedraldeki cenaze duasından sonra bu küçük kafile şiddetli yağmur nedeniyle mezarlığa kadar tabuta eşlik edemeyince cenaze aceleye getirilerek dilenciler için ayrılan bir mezara gömüldü. En fenası, bütün araştırmalara rağmen bu mezarın yeri öğrenilemedi, tabutun nasıl olup ta sahipsiz kaldığı ise ölüm sebebi gibi hiç bir zaman anlaşılamadı.

 
Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


E-Ticaret Sitemiz

Diğer Web Sitelerimiz

Sosyal Medya Sayfalarımız