Bisiklet

İlk zamanlar boyum bile yetmiyordu da pedalları yarım çevirerek binebiliyordum ancak. Arada bir düşsem de binmeyi öğrenmişim artık. Zaman zaman babamın çalıştığı inşaatı buluyor ve bisikleti alıyorum. Güzel havalarda babamın bisikletiyle dolaşmak en büyük zevkim.

14  -  BİSİKLET

Babamın işe giderken kullandığı bir bisikleti var. Hercules marka. İnce tekerli ve oldukça yüksek bir bisiklet bu. 

İlk zamanlar boyum bile yetmiyordu da pedalları yarım çevirerek binebiliyordum ancak.  Arada bir düşsem de binmeyi öğrenmişim artık. Zaman zaman babamın çalıştığı inşaatı buluyor ve bisikleti alıyorum. Güzel havalarda babamın bisikletiyle dolaşmak en büyük zevkim. Kimi zaman bisikletle birlikte boş çimento torbaları da veriyor babam. Torbaları çarşıya götürüp sebzecilere satıyorum. Tanesi 10 kuruş. On tane götürürsem bir lira. Sinema parası çıkıyor. 

O gün de çimento torbalarını bisikletin arkasına yüklemişim, çarşıya iniyorum. Karakolu geçtikten sonra o sevinçle biraz hızlanmış olmalıyım. Caminin orada, önüme birden bir jip çıkıyor. Yavaşlamak için frenlere asılıyorum. Ama o heyecanla sadece ön freni tutmuş olmalıyım ki, birden tepe üstü dikiliyorum. Ben bir tarafa, bisiklet bir tarafa. Kolum çok kötü acıyor. Doğrulup bakıyorum, sol dirseğim kanıyor. Tam eklem yerini sivri bir taşa vurmuş olmalıyım. 

Bisikletin direksiyonu, çamurluğu ve sağ pedal yamulmuş. Kolumun acısından çok bisikletin o durumu canımı yakıyor. Bisiklet, babamın eli kolu. Çimento torbalarını satıp bisikleti Bisikletçi Pala Mahmut’a götürüyorum. Mahmut Amca, bir liraya bisikleti adam ediyor. Ama benim o akşamki sinema rüyam da sona eriyor. Dirseğimdeki o yara izi ise hâlâ duruyor. 

On iki, on üç yaşlarında olmalıyım.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz