İpragaz

Bir akşam babam eve yeni bir şey getiriyor. İki parça.

 

17  -  İPRAGAZ

Bir akşam babam eve yeni bir şey getiriyor. İki parça. 

Birisi şişman, metal, kül rengi bir tüp. Öbürü kutunun içinde, büyükçe bir şey. Eyvanda yere indiriyor kutuyu babam. Açıyor. Üç ocaklı bir İpragaz bu! (O yıllarda tüplü ocakların markası ne olursa olsun, adları bizim için değişmezdi: İpragaz.) 

Babam gaz hortumunu bağlıyor ve düğmeyi çevirerek çakmağıyla ocağı yakıyor. Annem bu ocakta ilk iş olarak hemen çay yapıyor. 

Ben ve kardeşlerim ocağın başına oturmuş, büyülenmiş gibi bu yeni eşyamıza bakıyoruz. Bu nasıl bir ateş böyle! Mavi… Ve hiç ses çıkarmadan yanıyor! 

Ama en çok annem sevinmiş olmalı buna. Gazocağından kurtulduğu için. O gazocağı ki, yanmaya başladı mı fabrika gibi har har har ses çıkartırdı. Ateş zayıflayınca pompalamak gerekirdi. Gaz püskürten deliği tıkanınca, teneke saplı iğneyle deliği temizlenirdi. Ve evin içi gaz kokusuna boğulurdu. Gaz bitince, şişeyle gaz almaya koşardım. 

O günden sonra gazocağından kurtulmuş oluyorduk. Teknoloji ne güzel şeydi! 

On üç yaşındayım.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz