Parçalı Anlatım IV

EY ÖZGÜRLÜK

EY ÖZGÜRLÜK

* Meyhanenin girişine dikilmiş garsona öğrenci grubunun nerede olduğunu sordum, üst katta dedi. Hızla yukarı çıktım. Üst kat tamamen bizim gruba ayrılmıştı. Tanıdığım birkaç öğrenciyle selamlaştıktan sonra, hocaları sevgili kardeşim Murat Tezcan'ın benim için karşısında ayırdığı yere oturdum.

* Murat beni diğer hocalarla tanıştırdı. Daha sonra mezun olacak öğrencilerine yönelik son derece güzel bir konuşma yaptı. Konuşurken sesi titriyordu; dile kolay dört yıl ders verdiği öğrencileri mezun olacaktı ve bu Murat'ın mezun edeceği ilk sınıftı. Konuşmanın sonunda tüm hocalar ve öğrenciler saygıyla ve sevgiyle Murat hocalarını alkışladılar.

* İçilen onca içkiye rağmen gençlerin hiçbir taşkınlık yapmadan son derece seviyeli eğlenmeleri, gerçekten görülmeye değer güzellikteydi…

* Yemekten sonra öğrencilerin büyük bölümü ile “İF Performance Hall”a gidildi. Murat hoca onu da ayarlamış hiçbir öğrenci para ödemeden içeri girdi. Kalabalık iğne atsan yere düşmeyecek cinsten. Ben kafayı bu mekânın İngilizce olan ismine taka durayım, büyük çoğunluğu yirmi ila otuz yaş arasında olan gençler bir Dijey’in (disk jokey) çaldığı Türkçe pop şarkılarla çılgınca dans ediyor, eğleniyorlardı. Her şey iyi güzel de Türkçe bir isim konamaz mıydı oraya?

* Dans edenleri seyrederken aklıma bir fikir geldi; önce gözlerimi kapayarak görüntüyü dondurdum ve sadece sesi dinledim, sonra da sesi yok edip sadece görüntüye baktım. Algılamayla oynamak ilginç bir deneyim; sadece sesi dinlemekte zorluk yok ancak sesin olmadığı anda insan hareketleri anlamsızlaşabiliyor. Düşünsenize yüzlerce insan aynı anda, hiçbir ortaklığı, ahengi ve eşzamanlılığı olmayan, herhangi bir dilsel açıklaması olmayan, hatta hiçbir simgesel göstergeye denk düşmeyecek hareketler yapıyorlar.

* Kendi kendimizin algısıyla oynarsak bile ne garip sonuçlara ulaşıyoruz değil mi? Bir de davranışlarımıza yön vermek isteyen; kurumların, devletlerin, hükumetlerin algılarımızı yönlendirmek, düşüncelerimizi biçimlendirmek için yaptıklarını, yapabileceklerini düşünün.

* Özgür müyüz, gerçekten özgürce düşünebiliyor muyuz acaba?

* Yüksek ses ve düşüncelerim yordu beni. En yakınımda duran öğrencilere ve Murat'a hoşça kal deyip kendimi dışarı attım…

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.