Dişikırık Miçe
Dişikırık Miçe / Mustafa Hakkı Kurt / Akçakale / Fotoğraflar / Bilgi Peşinde / Ağa takımındandı Dişikırık / kim bilir kaç dönüm tarla / miras, tapu, pul, para / üstünde her zaman güzel elbiseler / hep öyle jilet gibi ütülü pantolonlar / yepyeni gömlekler…
15.
DİŞİKIRIK MİÇE
Ağa takımındandı Dişikırık
kim bilir kaç dönüm tarla
miras, tapu, pul, para
üstünde her zaman güzel elbiseler
hep öyle jilet gibi ütülü pantolonlar
yepyeni gömlekler…
Çarşıdan geçerken esnafın saygılı selamı
ve ona seslenmesi:
“Yeni yoğurt geldi
kerpiç gibi
çok teze
gönderim mi eve?”
Ya da
“Döş etinden ayırım mı birez? Lahmacun için eyi olur.”
Ağalık böyle bir şeydi işte
sen yeter ki iste
emrin olur
bütün yokuşlar senin için düz olur.
Ama o günkü aklımla
yani çocukluk işte
Dişikırık Miçe’yi bir türlü yakıştıramazdım ağalığa.
Çünkü o kadar zayıftı ki
Afrika’da ekmek kıtlığında büyümüştü sanki.
Upuzun ve kupkuru bir adam…
Ama zayıflık da ancak bu kadar olurdu
saymaya kalksan, bütün kemikleri sayılırdı.
Önde sivri bir çene
uzun ve kemikli parmaklar
leylek gibi uzun bacaklar…
Bu nasıl bir ağaydı böyle?
Yediği önünde, yemediği ardında
ama yine de…
Yani ağa dediğin
örneğin
Eşek Hallo gibi olmalıydı
ense kıvrım kıvrım katlanmalı
kalça ve göbek birbiriyle yarışmalıydı.
Hayır, kızları da kendisi gibiydi Dişikırık’ın
güzellerdi güzel olmasına ama
onlar da babaları gibi
boy attıkça kurumuşlardı öyle.
Miçe’nin zayıflığını hastalığına bağlarlardı.
“Onunki zengin hastalığı,” derlerdi
ve hastalığının adını söylerlerdi.
Şu işe bak, diye şaşırmıştım
hastalığının adını ilk öğrendiğimde;
hastalıkta bile sınıf farkı vardı işte
yoksullar vereme falan yakalanırken
zengin takımı gidip “şeker”e yakalanıyordu.
Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com