GÖKSEL ARSOY
Göksel Arsoy, 15 Mart 1936 da Kayseri’de dünyaya geldi. Göksel Arsoy’un annesi Girit Hanya eşrafından Girit Mutasarrıfı Mollazade Ali Talat Bey’in torunu ve Hırkazade Ahmet’in kızıdır. Babası Remzi Aksoy Almanya'da dizel ve oksijen motorları uzmanıydı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Kayseri Hava İkmal Merkezine tayin edilince, Göksel Arsoy da orada dünyaya geldi ve İlk okula Kayseri’de başladı.
Göksel Arsoy ile bir röportaj
Kaynak: Yazgülü Aldoğan / Cumhuriyet 01 Kasım 2020 Pazar,
Film dünyasına girip çıkmanın kolay olduğu yıllar: Yeşilçam’ın Altın Çocuğu Göksel Arsoy, romantik dramlardan James Bond filmlerine sıçrıyor, dövüş sahnelerinden gazino podyumlarına şarkı söylemeye atlıyor, bir gün cumhurbaşkanının, bir gün kuvvet komutanının kapısına dayanıp filmlerini sansürden kurtarıyor. Ne hayat ama!
Levent’teki küçük villanın zilini çalıp bekliyoruz, fotoğrafçı arkadaşım Kaan’la birlikte. Kapı kendiliğinden açılıyor ve karşımızda gönlü genç bir beyefendi, şarkılar söyleyerek karşılıyor bizi: Yeşilçam’ın “Altın Çocuğu, Göksel Arsoy!” Şaşkınlıktan hangi şarkıyı söylediği aklımda bile kalmıyor, yeni normal koşulları içinde birbirimize sarılmamak için gayret sarf ederek yolu gösteren Soley Hanım’ı takip edip verandadaki masaya kuruluyoruz.
Göksel Arsoy’u SESAM’ın onur ödülleri töreninde izledim. Yeşilçam’ın ünlülerinin davet edildiği geceye, onun kadar gözü pek olamadıkları için birçok ünlü gelmemişti. “O gece en şık bendim” diye tekrarlamakta haksız değil, hem en şık hem en yakışıklı hem de en ünlüydü gelenler içinde! Boyu bosu da var, yaşı da. Ama dimdik durması, sahneye çıkarken yardım etmek isteyenleri itmesi dikkatimi çekmişti. Gazeteye küçük bir haber yapabildik. Teşekkür için aradı, sohbet ettik ve buluşmaya karar verdik. Canlı tarih, kim bilir neler anlatacaktı?
Ben bu kadar sanatçıyla tanıştım, onun kadar planlı programlısıyla karşılaşmadım. Ne anlatacağını kronolojik sırasıyla hazırlamış, soru sordurmuyor, sorarsam cevap vermiyor, verirse “Yazma ama” diyor!
Şarkılarla karşılaması bile muhtemel ki bir sahne planlaması. Pek çok sinemacının aksine çok film seyreder ve o sahneleri kullanırmış, rolünü oynuyor! Aslında hayatına kendisinin yön vermeye başlamasından önce her şey biraz tesadüf.
YEŞİLÇAM’IN İLK JÖNLERİNDEN
Göksel Arsoy, ki sarışınlığını muhtemelen Giritli anne ve Dramalı babasından almış, Bakırköy Taş Mektep’te, Haydarpaşa Lisesi’nde okumuş. Babasının işi dolayısıyla Kayseri Hava Üssü’nde büyüdüğü için de havacı olmak istiyor ama ailesi izin vermediği için pilot olamıyor. Spora meraklı, voleybol oynuyor, at biniyor, yelken yapıyor. Gösterişli, göze çarpıyor. Pilot olamıyor ama İngiliz Havayolları’nın yer hizmetlerinde çalışırken yardımcı olduğu bir yolcu, Fuat Rutkay, sinema yapımcısı çıkıyor; daha sonra kendisini çağırıp kontratı önüne koyuyor, yıl 1958, ilk filmini, “Boş Beşik’i çekiyor!
O yıllar, ünlü aşk romanlarının filme çekildiği yıllar. İkinci filmi, Kerime Nadir’in Samanyolu romanından Belgin Doruk’la oynuyorlar. Seyirci bu çifte bayılıyor, peş peşe 15 film çekiyor. Yeşilçam’ın yıldız dönemi, gişe garanti.
Ben artık dayanamayıp soruyorum: Tamam yakışıklı, tamam sportmen, ama sinemayla hiç ilgisi yokken nasıl oluyor da pat diye başrol oynuyor?
REDDEDİLEN FİLMLER
“Bakmasını bilmeyen artistin işi zor!” diyor, “Kadınlara aşkı öğreten adam diye tanınıyordum.” Bu kadarı yetiyor demek, gözlerini güneş geliyormuş gibi hafif kısıp romantik bakacaksın. Şimdi Kerem Bursin sanki öyle bakıyor? Her şeyden önce akıllı adam. Senet sepetle uğraşmamak için kendi şirketini kurup yapımcı oluyor. Akacaksa ona aksın. İlginç anılara gelelim.
O dönem Sansür Kurulu, çekilen bütün filmleri gösterimden önce Ankara’da “Büyük Sinema”da izlenip yayımlanmasına karar veriyor! Türkan Şoray’la oynadığı “Kızgın Delikanlı” filmi “sol içerikli” diye reddediliyor!
Filmini kolunun altına alıp Çankaya’nın kapısına dayanıyor. Randevusu yok, tanışmışlıkları yok, darbeci filan ama cumhurbaşkanı halk adamı Cemal Ağa, kabul ediyor onu, sarılıp öpüp bir de yemeğe alıkoyuyor. Filmi, köşkte muhafız alayı subaylarıyla birlikte izliyorlar, Cemal Gürsel, gözyaşlarını silip “Ne var bu filmde? Herkes izlesin” deyince sansür aşılıyor!
ŞAFAK BEKÇİLERİ
Ankara’ya alıştı ya, aklı da havacılıkta. Bu kez “komutanı göreceğim” diye Hava Kuvvetleri’nin kapısına dayanıyor. Yine kapılar açılıyor ve İrfan Tansel, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı, projeyi dinleyince tamam deyip Eskişehir’e “Her türlü kolaylığı gösterin” emrini veriyor.
Halit Refiğ’in yönetmenliğinde “üç ay uğraştık” dediği senaryosunu yazıp “Şafak Bekçileri” filmini çekiyorlar. Ankara, Sansür Kurulu yine reddediyor mu? Gerekçe, “Göksel Arsoy, teğmen kıyafetiyle her köşede bir kızla öpüşüyor!” Artık öğrendi ya, yine dayanıyor kapıya. Komutanlar filmi seyrediyor, çok beğeniyorlar, yine Sansür Kurulu’na ayar veriliyor ve film gösterime giriyor!
ALTIN ÇOCUK JAMES BOND
Adam akıllı. “Bu dramatik aşk filmleri üzerime yapıştı. Bunların modası geçerse benim de işim biter dedim. Batı’da da Bond modası var.” James Bond olmaya karar veriyor. Londra’ya gidiyor (hem de arabayla!), 5 güzel kız bulup filmi çekiyor. Ağzım açık dinliyorum, Altın Çocuk Bond’un maceralarını, dövüş, arabayla kovalamaca, sevişme sahnelerini. Ama İstanbul’dan Londra’ya arabayla gidip gelmesi yok mu, beni en çok o uçuruyor!
Göksel Arsoy’la vedalaşıp ayrılırken ikimiz de bir dost kazandık diye düşünüyoruz. Bahçeye, küçük süs havuzuna, çok sevdiği koca çam ağacına bakıyorum. Oturduğu villa, çocuklar evlenip gittikten sonra karıkocaya neredeyse büyük bile. Ama o bir Hollywood yıldızı olsaydı çektiği bu filmler, sahne hayatı ve prodüktörlüğüyle malikânede yaşardı.
Şimdiki en büyük zenginliği ise anıları, eşi Soley Hanım’la hâlâ birlikte sağlıklı ve dinç oluşları. Pandemi bittikten sonra tekrar, sadece sarılmak için geleceğimi söylüyor, uzaktan veda ediyorum, yılların eskitemediği bu yakışıklı delikanlıya!
Göksel Ersoy'un yaşam öyküsü:
Göksel Arsoy, 15 Mart 1936 da Kayseri’de dünyaya geldi. Göksel Arsoy’un annesi Girit Hanya eşrafından Girit Mutasarrıfı Mollazade Ali Talat Bey’in torunu ve Hırkazade Ahmet’in kızıdır. Babası Remzi Aksoy Almanya'da dizel ve oksijen motorları uzmanıydı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Kayseri Hava İkmal Merkezine tayin edilince, Göksel Arsoy da orada dünyaya geldi ve İlk okula Kayseri’de başladı.
İkinci sınıftan itibaren ilkokula İstanbul'daki teyzesinin yanında Bakırköy Taş Mektepte devam etti. Haydarpaşa Lisesinden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi İktisat fakültesine devam etti. Göksel Arsoy İstanbul Üniversitesinde okurken Yeşilköy Havaalanında bir İngiliz şirketinde çalışmaya başladı. Nursel adlı bir kız kardeşi vardır. Klasik Türk Müziği bestekarı Yesari Asım Ersoy’un yeğenidir.
Sinemaya 1958 yılında Sırrı Gültekinin yönettiği Kara Günlerim adlı filmle geçti. Özellikle 60’lı yılların başında sayısız filmde rol almıştır. Göksel Arsoy, “Altın Çocuk” takma adıyla bilinmektedir. Ününü “Samanyolu” (1959) filmiyle yaptı. Bir ara James Bond filmleriyle romantik rollerden uzaklaştı. Ortadoğu ülkelerinde birkaç film çevirdi.
Rahmetli Ayhan Işık şansını Hollywood‘da denerken ‘‘Altın Çocuk” Türkiye’yi kasıp kavuruyordu.
Amcası Yesari Asım Arsoy, Türk Sanat müziğinin büyük bestekarı olduğu için müziğe karşı kabiliyeti vardı. O yıllarda amcasından dersler aldı. Çok ciddi çalıştı ve sahneye geçti. On dört yıl en büyük gazinolarda çalıştı.
1960 lı 70 li yıllarda Türk sinema oyuncularının uyduğu modaya o da uydu ve 1967 – Bir Masal Gibi / Tatlı Hayat ile 1971 – Titrek Bir Damladır / Dudaklarında Arzu adında iki 45’lik plak da o doldurdu.
1962 yılında Kendi adına “Göksel Film Şirketi”ni kurarak prodüktörlük yaptı.
Soley Hanım’la 12 Nisan 1961’de evlendi. 21 Nisan 1963 de Aşkım adında bir kızı ve 17 Nisan 1965 de oğlu Remzi Gökhan Arsoy dünyaya geldi.
Göksel Arsoy’a 1999’da 36.Antalya Film Festivali‘nde Yaşam Boyu Onur Ödülü verilmiştir.
12 yıl boyunca İstanbul Tenis Kulübü Başkanlığı görevini de yürüten Göksel Arsoy 2002 yılında “Herkes İçin Spor Federasyonu” Başkanlığı görevine de getirilmiş ve 2011 yılına kadar bu görevi sürdürmüştür.
Filmografisi :
Unutulmayanlar – 2006
Asla Unutma – 2005
Üvey Ana – 10 Altın Film – 2004
Mirasyediler – 1995
Dost Bildiklerim – 1978
Sürtük – 1970
Altın Avcıları – 1968
Yayla Kızı Yıldız – 1967
Ortaşark Yanıyor – 1967
Son Kurban – 1967
Altın Çocuk Beyrut’ta – 1967
Kenarın Dilberi – 1966
Altın Çocuk – 1966
İsyancılar – 1965
Yıldızların Altında – 1965
Son Darbe – 1965
Kırk Küçük Anne – 1964
Yılların Ardından – 1964
Evcilik Oyunu – 1964
Kızgın Delikanlı – 1964
Kezban – 1963
Makber – 1963
Şafak Bekçileri – 1963
Genç Kızların Sevgilisi – 1963
Kahpe – 1963
Leyla İle Mecnun Gibi – 1963
Cici Can – 1963
Beyaz Güvercin – 1963
Bulunmaz Uşak – 1963
Aşka Karşı Gelinmez – 1962
Öldüren Bahar – 1962
Yalnızlar İçin – 1962
Aşk Merdiveni – 1962
Esir Kuş – 1962
Ne Şeker Şey – 1962
Gençlik Hülyaları – 1962
Billur Köşk – 1962
Kiralık Koca – 1962
Gönül Avcısı – 1962
Gümüş Gerdanlık – 1962
Küçük Beyefendi – 1962
Şehirdeki Yabancı – 1962
Akasyalar Açarken – 1962
Biz de Arkadaş mıyız? – 1962
Aşkın Saati Gelince – 1961
Bir Demet Yasemen – 1961
Bir Yaz Yağmuru – 1961
Bülbül Yuvası – 1961
Yaban Gülü – 1961
Seni Kaybedersem – 1961
Yavru Kuş – 1961
Bir Bahar Akşamı – 1961
Boş Yuva- 1961
İki Aşk Arasında – 1961
Kızıl Vazo – 1961
Melekler Şahidimdir – 1961
Zavallı Necdet – 1961
Unutamadığım Kadın – 1961
Güneş Doğmasın – 1961
Bir Yaz Yağmuru – 1960
Nilüfer Orman Çiçeği – 1960
Satın Alınan Adam – 1960
Taş Bebek – 1960
Aşk Rüzgarı – 1960
Ömrüm Böyle Geçti – 1959
Samanyolu – 1959
Kelepçe – 1958
Ham Meyva – 1957
Kara Günlerim / Yaşayan Ölüler – 1957
Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com