Hedik Kaynatmak

Mustafa Hakkı Kurt / Hedik Kaynatmak / Geçmişin Küllerinde / Avluda, duvarın dibinde yan yana üç kara kazan… Kazanlar kapkara ve çok büyük. Her birinin içine iki çocuk sığabilir. Altlarında çatır çatır yanan ateş… Kazanlar fokur fokur kaynıyor. Buğday kaynatıyoruz. “Hedik kaynatmak” diyoruz buna. Güz kapıya dayanmış, kışlık erzak hazırlığındayız…

Geçmişin Küllerinde – 4

Avluda, duvarın dibinde yan yana üç kara kazan… 

Kazanlar kapkara ve çok büyük. Her birinin içine iki çocuk sığabilir. Altlarında çatır çatır yanan ateş… 

Kazanlar fokur fokur kaynıyor. Buğday kaynatıyoruz. “Hedik kaynatmak” diyoruz buna. Güz kapıya dayanmış, kışlık erzak hazırlığındayız… 

O buğdaylar kaynatılacak, kilimlere serilip güneşte kurutulacak, ekmek tahtaları üstünde taşları / çöpleri ayıklanacak, sonra kapı önünde Kumri Hasan’ın dört tekerli seyyar değirmeninde gürül gürül çekilecek; pilavlık, köftelik, dolmalık diye ayrılıp torbalara doldurulacak, en sonunda da mutfaktaki kerevetin üstünde kış için istiflenecek… 

Bir sürü iş, emek, koşturmaca… Ama biz çocuklar için “hedik kaynatmak”, gün boyunca bol bol hedik yemek demektir. Sıcacık, ellerimiz yana yana, avuç avuç… Kazanların önünde bekliyoruz. Ateş çatır çatır… Alevler kapkara kazanları yalayarak yükseliyor. Buğdaylar fokur fokur… Kocaman bir kepçeyi kazanların içinde sırayla döndürüp duruyorlar. 

Ne zaman pişecek bu hedik?

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

E-Ticaret Sitemiz ve Sayfa Kısa Yolu

Sosyal Medya Sayfalarımız

Diğer Web Sitelerimiz