MUAMMER AKSOY

Hukukçu, siyaset adamı ve yazar Muammer Aksoy, 1917 yılında doğdu. 1961 Anayasasını hazırlayan komisyonun sözcülüğünü yaptı. Milletvekili Numan Aksoy'un oğludur. İbradı'lı Hacı Musazade Numan Aksoy ve Hattatzade Mustafa Hulusi'nin kızı Nadire Aksoy'un oğludur.

Muammer Aksoy'un yaşam öyküsü:

Doğum tarihi: 1917, İbradı
Suikaste uğradığı tarih ve yer: 31 Ocak 1990, Bahçelievler, Ankara

Hukukçu, siyaset adamı ve yazar Muammer Aksoy, 1917 yılında doğdu. 1961 Anayasasını hazırlayan komisyonun sözcülüğünü yaptı. Milletvekili Numan Aksoy'un oğludur. İbradı'lı Hacı Musazade Numan Aksoy ve Hattatzade Mustafa Hulusi'nin kızı Nadire Aksoy'un oğludur. Kardeşleri Prof. Dr. Muzaffer Aksoy, Nilüfer Pehlivanlı, Dr. Fikret Aksoy ve Sevim Batukan'dır. Ülke Aksoy ile evli olan Muammer Aksoy, Işık ve Arın isminde iki oğul ile Aslı, Muammer Can Aksoy ve İlke Aksoy isimli üç toruna sahiptir.

Tüm derslerinden tam not alarak 1939'da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra Zürih Üniversitesi Hukuk ve Devlet Bilimleri Fakültesi'nde doktora yaptı. Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi'nde asistanlık ve Ankara Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı. 1957 yılında üniversite yasasında yapılan değişikliklerin üniversitelerin özerkliğine zarar verdiği gerekçesiyle üniversiteden ayrılarak Cumhuriyet Halk Partisi'ne girdi.

27 Mayıs 1960 sonrasında yeniden üniversiteye döndü ve Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde profesör oldu. Kurucu Meclis Antalya İli Temsilciliği (6 Ocak 1961 - 25 Ekim 1961) ile 1961 Anayasasının hazırlanmasında komisyon sözcülüğü yaptı. CHP parti meclisi üyeliği görevlerini yürüttü. 12 Mart 1971 Muhtırasından sonra tutuklandı, fakat yargılama sonucunda aklandı. 1977'de CHP İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. Avrupa Konseyi Türkiye temsilciliği ve Türk Hukuk Kurumu başkanlığı görevlerini yürüttü. 12 Eylül 1980'den sonra Ankara Barosu başkanlığına seçildi.

1989'da Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahri Savcı, Münci Kapani ve Bahriye Üçok gibi aydınlarla birlikte Atatürkçü Düşünce Derneği'ni kurdu.

Muammer Aksoy nasıl öldürüldü?

Muammer Aksoy, o sıralarda yeni kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği adına hazırlanan broşürün matbaadan gelen prova baskılar üzerinde düzeltmeler yaptıktan sonra evine doğru yola çıkıyordu. Ankara, Bahçelievler 2. Cadde 55/5 numaradaki bürosundan çıkarken kafasında önceki gün büroya gelen meçhul telefonlar vardı. Arayanlar, telefon kendisine bağlandıktan sonra ses vermeden kapatıyorlardı. Aksoy, yolda arayanların kimler olabileceklerini düşünüyordu. 31 Ocak 1990'da saat 19:00 civarında evinin bulunduğu 24 numaralı apartmana geldiğinde uzun süredir izlendiğinin farkında değildi. Oturduğu dairenin kapısına ulaştığında apartmanın içinde 3 el silah sesi duyuldu. Muammer Aksoy, sağ şakağı ile sağ göğsünden aldığı iki kurşun yarası ile merdivenin dibine düşerek yaşamını yitiriyordu.

Ödün Vermez Bir Kişilik
Muammer Aksoy, 1950’li yıllardan son nefesini verdiği güne kadar inanmış bir laik, kararlı bir Atatürkçü kimliği ile üniversite çevrelerinde ve toplumda tanınıyordu. Kısa süren CHP milletvekilliğinin ardından Türk Hukuk Kurumu Başkanlığına seçilen Aksoy, 27 Mayıs 1960’dan sonra yeniden üniversiteye girdi. 61 Anayasası’nı hazırlayanlar arasında yer alan Aksoy, 60 sonrasında Sanayi Bakanlığı görevi yapan Fethi Çelikbaş’ın hukuka ve ülke çıkarlarına aykırı tutumunu sergilemek için uzun bir mücadele vermiş ve bu konuda bir kitap yazmıştı. 1964 yılında profesör olup Anayasa Hukuku kürsüsüne geçtikten sonra Ulusal Petrol davasının savunucusu olmuştu. 12 Mart Muhtırası’ndan sonra Dev- Genç Davası’ndan tutuklanan Aksoy yargılama sonucu beraat ediyordu. Türkiye’yi Avrupa Konseyinde temsil eden, Anayasa Komisyonu Başkanlığı yapan Prof. Aksoy, Horzum Davasında müdahil avukat olarak yer almıştı.

Atatürk devrimlerinin bir parçası olan uygar ve çağdaş kıyafet ilke ve devrimine aykırı giyinişlere üniversitelerde göz yumulmasını eleştiren Aksoy’un “Partizan Radyo ve DP“, “Türkiye’nin Petrol Faciası ve Çıkar Yol“, “Devrimci Öğretmenin Kıyımı ve Mücadelesi“, “Sosyalist Enternasyonal ve CHP” adlı kitapları yayınlanmıştı.

Muammer Aksoy Suikastinde Üç İslami Örgüt
Muammer Aksoy suikastinin hemen ardından gazeteleri arayan meçhul kişiler üç farklı örgüt adına cinayeti üstleniyorlardı. İslami Hareket adına telefon eden şahıs, bir süre sonra yeniden telefon edip bu kez İslami İntikam Örgütü’nün adını veriyordu. Aynı gün saat 24.00 sularında İzmir’deki bir gazeteyi arayan kişi de, Aksoy’un Müslüman Kardeşler örgütünce cezalandırıldığını açıklıyordu. Emniyet yetkilileri, edilen telefonlardan yola çıkarak, araştırmalarında önceliği İslami Örgütlere veriyorlardı. Yapılan değerlendirmelerde polis olasılıkları şöyle sıralıyordu: Birinci olasılık İslamcı bir örgüt tarafından öldürülmesi, ikinci ihtimal, Türkiye’de terörü tırmandırmak için toplumda tanınan bir kişi olarak hedef seçilmişti ve bu herhangi bir örgüt tarafından yapılmış olabilirdi. Üçüncüsü ise, Horzum Davasında Emlak Bankası’nın avukatlığını yapmış olması nedeniyle öldürülmüş olabilirdi. Yine yetkililer cinayetin İpekçi suikasti ile büyük benzerlikler taşıdığına dikkat çekiyor, 11 yıl sonra aynı gün öldürülmesinin ilginç bulunduğunu ekliyorlardı.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com