Alekos Panagoulis

Alekos Panagoulis / Güzel İnsanlar / Bilgi Peşinde / www.bilgipesinde.com / Yunanistan’da 1967 de yaşanan askeri darbe sonrası siyasal tarihte yerini alan Panagoulis (Alekos) 13 Ağustos 1968‘de Amerika destekli darbeci general George PAPADOPOULOS’a bombalı saldırıda bulunmuştur. (Saldırı sırasında ve sonrasında ben bir insanı öldürmeyi hiç istemedim, zaten bir insanı öldüremem, Ben bir tiranı öldürmek istedim şeklinde düşünür)

Aleksandros Panagoulis'in yaşam öyküsü:

Yazan: Turgay Uçeren

Doğum tarihi: 2 Temmuz 1939, Glifada, Yunanistan
Ölüm tarihi ve yeri: 1 Mayıs 1976, Atina, Yunanistan

Yunanlı aktivist , politikacı ve şair olarak bilinir. 

Yunanistan’da 1967 de yaşanan askeri darbe sonrası siyasal tarihte yerini alan Panagoulis (Alekos) 13 Ağustos 1968‘de Amerika destekli darbeci general George PAPADOPOULOS’a bombalı saldırıda bulunmuştur.(Saldırı sırasında ve sonrasında ben bir insanı öldürmeyi hiç istemedim, zaten bir insanı öldüremem, Ben bir tiranı öldürmek istedim şeklinde düşünür) Ancak saldırı amacına ulaşamamıştır. Alekos’un hayatı bu andan sonra bir onur ve özgürlük savaşına döner. 

Tutuklanan Alekos Darbeciler tarafından ESA(Yunan Gizli Polis Teşkilatı) merkezine götürülür. Cunta ve köpekleri 90 gün boyunca her türlü fiziksel ve zihinsel işkenceyi uygularlar. Ancak cuntacıları bile hayrete düşüren bir gelişme yaşanır. Yüzbinde bir görülen gerçekleşir ve Alekos çözülmez. En çarpıcı noktalardan birisi de tüm bu süreçte kollarındaki kelepçeler çıkartılmamış, Anne ve Babası 60 günden fazla bir süre ESA merkezinde işkencelere tabi tutulmuştur. Çıkartıldığı mahkemede; -Siz beni yargılayamazsınız çünkü siz cuntanın yargıçlarısınız, eğer beni suçsuz bulursanız kendinizi suçlu kabul etmiş olursunuz. Eylemim başarıya ulaşmış olsaydı şu an sizler ve darbeyi gerçekleştirenler benim yerimde yargılanacaktınız, der.

Ve beklenen gerçekleşir.5 gün süren dava sonucu 17 Kasım 1968 de İdama mahkum edilen Alekos, idam mangasının önüne çıkacağı Aegina adasına götürülür. 3 gün boyunca her an kuşuna dizilmeyi bekler. Bu sırada dünya kamuoyu ayaklanır ve idamın durdurulmasını ister. Verilen kararın infaz edilmemesinin tek şartı General PAPADOPOULOS ‘ un vereceği idamı mühebbet hapse çeviren aftır. Bunun için Alekos’un Bağışlanma dilekçesine atacağı imza yeterli olacaktır. Kendisine belgeyi getiren Subay’a

- O bütün dünyaya bağışlanmam için Ondan nasıl af dilediğimi ve kendisinin de büyük bir olgunlukla hayatımı geri bağışladığını ilan etmek istiyor. Defol git, imzalamayacağım, demiştir. 

Ancak içten ve dıştan gelen tepkilerle Alekos’un cezası belirsiz bir tarihe ertelenir ve Bogaiti ‘deki cezaevine yollanır.Askeri cuntanın devrildiği 1973‘e dek bir metre seksen santime doksan santim eninde özel hücrede (mezarda) tutulur. Birkaç defa kaçma teşebbüsünde bulunmuş hatta bir seferinde başarmıştır. 

Cuntanın devrilmesini politik bir oyun olarak gördüğünden salıverilmeyi kabul etmez. Hücresinden çıkartılması ve tahliyesi dahi zorla yapılır. 

İçerden çıktığında arkasında ne bir parti ne de bir politik güç yoktur. Bir anlamda meczup kabul edilir. Yunan halkı onun özgürlükçü anlayışını kavrayamaz. Hücredeyken öğrendiği İtalyanca’sıyla tahliyesinin ardından kendisiyle röportaj yapmaya gelen Oriana FALLACİ ile tanışır ve fırtınalı bir aşk yaşar. 

1974'de gerçekleştirilen genel seçimlere çok alakasız bir partiyle girer ve çok zor bir şekilde parlamenter olur. Özgürlükçü bakış açısı ve darbenin arkasındaki gerçeklere ulaşmak için yürüttüğü yoğun uğraşlar, CİA,ESA ve Yunanlı faşistlerin hedefi haline getirir. Darbenin temel uygulayıcısı kabul ettiği İç İşleri bakanı AVEROF’U sürekli rahatsız eder.

Ve 1 Mayıs 1976'da 36 yaşındayken çok şaibeli bir trafik kazasıyla ortadan kaldırılır. Katili ise 1 gün bile hapis yatmadan ortadan kaybolur. 

Özellikle hücresindeyken yazdığı şiirler cunta karşıtlarınca hoşnutlukla karşılanmış,özellikle; 

‘Ölüler ileri 
Savaşım vermeden 
bayrakları indirmeyin 
Ve bizden sonra 
Sizler bu bayrakları yükseltin 
Bütün insanlar 
Yaşayanlar ve ölüler’…  

Şiiri Mikis Thedorakis tarafından bestelenerek adeta bir marş haline gelmiştir. 

Cenazesi tam bir gövde gösterisine dönüşmüş Atina’da bir buçuk milyon kişi Alekos’u Son yolculuğuna uğurlamıştır. 

Hayatını anlatan (Bir insan- A Man – Oriana FALLACİ) bir kitap Türkçe’ ye çevrilmiştir. 


Eserleri:
Fallaci, Oriana (1976), Intervista con la storia (Interview with History), Translated into English by John Shepley, Boston, Houghton Mifflin Company. 
Fallaci, Oriana (1979), Un Uomo: Romanzo (A Man), Milan, Rizolli. 
Langlois, Denis (1969), Panagoulis, le sang de la Grèce, Paris, Maspéro. 
Mardas, Constantinos (1997), Alexandros Panagoulis – Rehearsal of Death, Athens [In Greek]. 
Panagoulis, Alexandros (1974), Vi scrivo da un carcere in Grecia (I write you from a prison in Greece), Milan, Rizzoli. 
Panagoulis, Alexandros (1990), Altri seguiranno (And others will follow), Palermo, Flaccovio (Reprint). 
Panagoulis, Alexandros, The Poems, Athens, Papazisi (Undated) (Greek) 
Panagoulis, Alexandros, 'Collected Poems', Athens, Papazissis Publishers, 2002, (English) 
E.DI.N. 


Şiirlerinden örnekler:


Verilen Söz

Gördüğün gözyaşı damlaları
Gözlerimizden akan
İnanma hiçbir zaman
Ümitsizliğin işaretleri olduklarına
Verilen bir sözdür
verilen sözdür mücadeleye

(Askeri Hapishane Bogiati, Şubat 1972) Almanca’dan çeviri: Turgay Uçeren

 

Adresim

Bir kibrit çöpü kurşunkalemim 
Yere dökülmüş kan mürekkep 
Sargı bezinin unutulmuş paketi kağıt 
Sana ne yazayım ki
Sadece adresimi belki
Garip mürekkep pıhtılaşıyor
Sana bir hapishaneden yazıyorum
Yunanistan’dan

(Askeri Hapishane Bogiati, Şubat 1971 – İşkence sonrası) Almanca’dan çeviri: Turgay Uçeren

 

Boya

Yaşam verdim duvarlara
Ses verdim dostça
Ki yoldaş olsunlar diye bana
Gardiyanlar sordu
Nerede boya diye
Hücremin duvarları
Sakladı bu sırrı
Her yeri aradı askerler de
Bulamadılar boyayı ama
Bir an için olsun gelmedi akıllarına
Damarlarımda da arama yapmaya

İngilizceden çeviri: Turgay Uçeren

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com