Tempus Fugit

Tempus Fugit / Semih Eser

Tempus Fugit

 

Semih Eser

3 Eylül 2017 ·

Tempus Fugit: Zaman Geçer/Uçar anlamında olup sevgili Jeffrey Woolley bir yazışmamızda kullanmış ve bana da esin kaynağı olmuştur.

 

Tempus Fugit

 

alıp başını gitmek istiyorsun ya bu şehirden

tamam git gidebiliyorsan eğer

dönmeyeceğim diyorsun ya bir daha asla.

o da tamam, sözümüz yok

ama tekrar gördüğünde eski sevgili gibi

anlıyorsun kokusu çıkmamış daha aklından.

zaten bütün aşkları burada yaşamışsın bütün ayrılıkları da

beyhude bu inat, asla terk edemezsin aslında.

her sokağında dolaşmış her meyhanesinde içmişsin beraber

o sokaktan geçersin bilirsin onun yolunun üstüdür,

bir karşıma çıksa, bir kez daha öpsem dersin ya

bak söz bu sefer bırakmayacağım seni demek istersin de

diyemezsin ya, için kanar lanet edersin Eylül'e

işte öyle özlüyor insan, öyle seviyor öyle de kızıyor sana.

 

işte semtler içinde bir semt Cihangir,

zaman orada başladı benim için hatta aşklar da .

Yangın yerinde uçurtma da uçurttum top da oynadım

Şefkati abiyi orada vurmuşlardı topuğundan

nasıl acımıştır kim bilir, işte öyle acıtır ayrılık

ama yine de gidersin.

 

Beyoğlu; baştan başa sinema.

Krepen'de içki de içtik kitap da sattık babamla

karlı bir kış günü Atlas'ın önünde devrilmiştik beraber.

nasıl da soğuktu, insanın içini titretir bu soğuk.

hiç üşümek istemiyorum oysa, şimdi yanımda olsa

sarılsam sıkı sıkıya dersin ya

işte öyle seviyor insan.

 

ne öğrendiysem Nişantaşı'nda öğrendim

Valikonağı caddesinden dümdüz in aşağıya

yüksek duvarlı bir bina var sağda.

ne çok eğlenmiştim orada. arka sokakların birinde,

ağdalı cümleler kurar gibi sevişmiştim unutamam

kiminleydi onu unuttum ama

ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş hiçbir şey kaybolmuyor zamanda

işte öyle seviyor insan.

 

Şişli'de bir sokak Hanımefendi sokağı,

bir de apartman var Beyefendi apartmanı

ben orada oturmuyorum.

köşede bir Kürt manav var yanında turşucu Gedelek'ten.

fırıncı elbette Laz, elbette balıkçımız Erzincanlı

bir büfe var gece ondan sonra içki satar el altından

en çok o ablayı seviyorum mahallede.

esnaf kadar renklidir müşteriler ne arasan var

hâlâ burada oturmaya direnen museviler,

rehberler, dönmeler, dönekler hatta eski tüfekler

ve eski sevgililer. işte alışıyor insan bunlara

zordur ya anasının memesinden kopartmak yavrucağı

hani emziğini elinden aldığında feryat eder ya bebe

işte öyle zordur ayrılmak buralardan

ama yine de çekip gidersin

bir daha dönünceye kadar.

 

3 Eylül 2017

Pazar

Semih Eser

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.