Bigadiç'te Çocukluğumuz

Bigadiç’e 7-8 km kala son virajı dönüp iki dağ arasına konumlanmış Bigadiç’i gördüğünüzde kalbiniz küt küt çarpıyorsa siz gerçek Bigadiç sevdalısısınız demektir.

BİGADİÇ’TE ÇOCUKLUĞUMUZ 

Bigadiç’e 7-8 km kala son virajı dönüp iki dağ arasına konumlanmış Bigadiç’i gördüğünüzde kalbiniz küt küt çarpıyorsa siz gerçek Bigadiç sevdalısısınız demektir. Çocukluğumda yazlığa gider bir ay kalırdık. Dönerken hissettiğim duygu bugün de hiç değişmedi. Hatta yıllar geçtikçe daha da kuvvetlendi. Gurbette yaşayanlar çok iyi bilir. 10 plaka gördüğünüzde de benzer duyguyu hissedersiniz.  

Sevgili Hemşerilerim,
Ben 20/08/1980 tarihinde Fethibey Mahallesinde Özden- Nurcan Güzey çiftinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. Fethibey Mahallesinde sıcacık komşuluk ilişkileri içinde büyüdüm. Diş Hekimi Hayrettin Dereli, Eczacı Sezai Sillelioğlu, Mobilyacı Muammer Sillelioğlu , Fotoğrafçı Nihat Saatlioğlu, Kahveci Şaban Güler, Beslen Market Osman Amca, Kuzey Mobilya Süslü Ahmet, Şadi Parti, Çaykur Pazarlama Hakkı Çömlekoğlu komşularımızdı. Göçüp gidenler olsa da bahçeli evlerimizin yerine büyük apartmanlar dikilmiş olsa da biz yine komşularımızla o sıcacık ilişkilerimizi sürdürüyoruz.

Çocukluğumuzda bir sokak arkadaki Atatürk İlkokuluna yürüyerek giderdik. Teneffüslerde okul şarkıları çalar, bahçede köşe kapmaca oynardık. Simit kuyruğu olurdu kantinde. Başka da bir şey satılmazdı. Herkes mahalle okuluna gittiği için yemek işini evlerimizde hallederdik. Şimdiki gibi yemek ücreti, servis ücreti ödenmiyordu okullara. Çocuklarımız kiminle arkadaşlık ediyor, diye annelerimiz endişelenmezdi. Herkes birbirini çok iyi tanırdı çünkü. Aynı mahalleden üç beş kişi birlikte okula giderdik. Ablam Neşe, Fihal, Hilal, Nihan, Emin, Mesut, ben hepimiz aynı okulun öğrencileriydik. Müdürümüz Ayten Elmas’tı. O zamanlar bayan yönetici çok değişik geliyordu. 
23 Nisan, 29 Ekim çok büyük coşkuyla kutlanırdı Bigadiç’te. Öğretmenimiz Emine Aygül tam bir tören kadınıydı. Milli Bayramları  organize eder, şapkalı takım elbisesiyle sunuculuk yapar, hepimiz onu hayran hayran izlerdik. Ben bayramlarda hep şiir okurdum. O zamandan belliymiş Türkçe Öğretmeni olacağım. O günleri özlemle anıyorum. 

Bigadiç’te sosyalleştiğimiz zamanlar... Yaz akşamları Dondurmacı Kemal’den dondurma alıp tavuklu parkta yerdik. Perşembe günleri pazar kurulurdu. Önünden bir tutam saçı çıkmış başörtülü annelerimizin elinden sımsıkı tutup pazara giderdik. Köşede bir kasetçi yeni çıkan şarkıları bütün gün tekrar tekrar çalardı. Bazen o kalabalıkta kaybolur başka bir kadının eteğini tutarken bulurduk kendimizi. Ağlaya ağlaya annemizi arardık. Coşkun Sabah şarkıları, ağlayan çocuklar, pazarcıların sesleri hâlâ kulaklarımda.

Biraz daha büyüdüğümüzde 4 Eylül Parkında akşamüstleri gençler toplanırdık. Birbirine ilgi duyan gençler olarak ancak orada buluşabilirdik yazları. Kışın ise okul çıkışı Özge Kafede oturur, Hüseyin abinin karışık tostlarından yerdik. McDonalds, Burger King onun kadar güzel hamburger  yapamaz. 

Bir de 90’lı yıllarda özel radyolar yaygınlaşınca Bigadiç Genç Radyo kuruldu. Bizler şarkı isteğinde bulunur, istediğimiz şarkının çalmasını sabırsızlıkla beklerdik. Mehmet Ağaoğlu her hafta son derece etkileyici sesiyle “Sevgili Dostlar” diye seslenirdi Bigadiçlilere. Onun programlarını hiç kaçırmazdık. 

Ramazan  gecelerinde teravih namazına gider, çıkışta susamlı helva alırdık. Her ramazan canım çeker o mis gibi susamlı helvayı. 

Cevizli’de asırlık ceviz ağaçlarının gölgesinde Hıdırellezler, panayırlar yapılırdı. Parkta yapılan düğünlere davetli davetsiz herkes giderdi. 

Düğünlerde, sünnetlerde, ölümlerde yemek daveti verilirdi. Nohutlu şehriye çorbası, pilav, kapama, komposto, helva... Masaların üzerine gazeteler serilir, insanlar sıra bekler, biri kalkar diğeri oturur, sıcacık yemekler yenirdi. Aklımda kalan komşumuz Hüseyin- Samet Menkü’nün sünnet yemeği. Sarmaşıkların gölgesinde keyifle yemekler yenmişti dualar eşliğinde. Nedense onu hiç unutamıyorum.

Trakya’da yaşıyor olsam da kalbi Kuzey Ege’de kalan bir anne oldum. Her dakika kalbi Ege ile çarpan. Yavrumun adı EGE. Hayat bizi savursa da başka başka yerlere bizler Bigadiçli olarak yaşıyoruz. Güzel ilçemizi unutmuyoruz. Mutfağımızda yemeklerini, (devedongur aşını, sallamayı, güveci, tokurcumu) dilimizde adını, gönlümüzde sevgisini yaşatıyoruz. Bir yıl olacak babamı, canımı, Bigadiç topraklarına sakladığımızdan beri daha bir özlüyorum Bigadiç’i. Biliyorum ki herkes, gurbetteki tüm Bigadiçliler, bir gün Bigadiç’te buluşacağız. O güne kadar kalın sağlıcakla sevgili hemşerilerim.

Sevinç Güzey ÜSTÜNEL

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz