Sarıkamış Şehitlerimiz

Sarıkamış Şehitlerimiz / Erhan Oktay / Bigadiç / Sarıkamış Harekâtı 22 Aralık 1914 tarihinde, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu ve Rus İmparatorluğu arasında Sarıkamış'ta gerçekleşen kara harekâtlarından biridir. Sarıkamış denince, aklımıza her zaman donarak ve olumsuz hava şartlarında şehitlik mertebesine ulaşan ve yüreğimizi yakan her biri birbirinden değerli 60.000 vatan evladı şehitlerimiz gelir.

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİMİZ

Sarıkamış Harekâtı 22 Aralık 1914 tarihinde, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu ve Rus İmparatorluğu arasında Sarıkamış'ta gerçekleşen kara harekâtlarından biridir. Sarıkamış denince, aklımıza her zaman donarak ve olumsuz hava şartlarında şehitlik mertebesine ulaşan ve yüreğimizi yakan her biri birbirinden değerli 60.000 vatan evladı şehitlerimiz gelir.

Bu önemli tarihi harekât, tarihimize maalesef başarısızlıkla sonuçlanan bir askeri harekât olarak girmiştir. On binlerce asker ve vatandaşımızı doğanın acımasız sert soğuğuna şehit verip, Allahuekber Dağları'na emanet ederek çekildiğimiz, Sarıkamış faciasının üzerinden tam 105 yıl geçmiştir. Hemen hemen her aileden bir şehit verilmiş olan bu facia, Osmanlı Devleti'nde uygulanan katı sansürden dolayı olayın vahameti yıllar boyunca açığa çıkartılmamış, zaman geçtikçe ortadan kaldırılan basın sansürü sebebiyle olayın vahameti daha iyi anlaşılacak hale gelmiştir.

Sarıkamış harekâtı nedir, ne maksatla yapılmıştır. 1914 yılının Kasım ayında Azap ve Köprüköy, Rus orduları tarafından saldırıya uğramıştır. Ancak saldırıyı 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa püskürtmüş ve Rus ordusunu dağıtmıştır.

Bu harekâtın amacı, dağılan Rus ordusunu tamamen yok edip, Bakü petrollerine ulaşmak ve Alman İmparatorluğu'nun sanayi ihtiyacını karşılamaktı. Aynı zamanda 1877 yılındaki 93 Harbi'ni Osmanlı İmparatorluğu kaybetmiş ve Batum, Sarıkamış, Kars, Ardahan ve Artvin Ruslara verilmişti. Kaybedilen bu toprakları geri almak amacıyla, 1914 yılında dönemin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, 19 Aralık tarihinde “Sarıkamış Harekâtı” planlarını kurmaylarına sundu. İlk iki günü başarıyla geçen taarruz sonrasında, olumsuz hava koşulları nedeniyle harekâtın seyri değişti. Kış ayının olumsuz hava koşulları, 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlendi. Fırtına ile yağan kar, yolları tıkayıp, çadırları yıktı. Arkasından da dondurucu soğuklar bastırınca, 60 bin Osmanlı askeri donma, dizanteri ve tifo gibi hastalıklardan dolayı hayatını kaybetti. Bu harekâtta Ruslar da 32 bin askerini kaybetti.

Genelkurmay Başkanlığının resmi kayıtlarına göre 60.000 şehidimiz olmuştur. Rus Ordusunun zayiatları ise 30.000'dir. Savaşın en hazin kısmı ise Osmanlı İmparatorluğu kayıplarının birçoğunun Ruslar ile yapılan çarpışmalarda değil de, ağır soğuk ve hava koşulları yüzünden meydana gelen kayıplar olduğu bilinmektedir. Rusya İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğundan 200 subay, 7000 Er esir, 20 makineli tüfekle 30 topu ganimet olarak almışlardır. 5000 kişi civarında sivil halktan esir alınmıştır. Bunlar tahminlere göre, Kırımda domuz çiftliğinde çalıştırılarak ve aç bırakılarak ölmüşlerdir.

Tarihçi-yazar Mehmet Niyazi, Sarıkamış Harekâtındaki ölü sayısının tüm belgelerde toplamda 23.000 olduğunu, 90.000 rakamının 60.000 kayıp veren Rusların yalanı olduğunu kaydeder. 90.000 askerin öldüğü iddiası ilk olarak Sarıkamış Harekâtından sekiz yıl sonra Binbaşı Şerif Bey'in yazdığı kitapta yer almaktadır. Osman Mayatepek ise, 75.000 muharip kuvvetin bulunduğu tarafın 90.000 askerinin ölmesinin matematiksel olarak imkânsız olduğunu ifade etmektedir.

Savaştan sonra İstanbul'a dönen Enver Paşa uzun bir süre Sarıkamış hakkında herhangi bir haber, bildiri veya yayın yapılmasını istememiş, bu konuyla ilgili olarak yapılan haberleri engelleyerek, sansür uygulamış ve Osmanlı halkı savaşta olup bitenleri ancak uzun yıllar sonra basın sansür yasağının kalkmasından sonra öğrenebilmiştir. Günümüz teknolojik imkânları ile kıyaslandığında böyle bir durumun ve gerçek bilgiden yoksun bırakılmanın ne kadar üzücü olduğu görülmektedir.

Ermeni gönüllü tümenleri Rus kuvvetlerinin başarısında çok önemli bir etken olmuştur. Bunlar kritik zamanlarda, Osmanlı hareketlerine meydan okumuşlardır,  "Osmanlı'nın gecikmesi, Sarıkamış etrafında yeterli kuvvet teşkili için, Rus Kafkasya Ordusu'na zaman kazandırmıştır." Enver Paşa, Ermenileri suçladı ve bölgede Rusya ile aktif beraberlikte bulunduklarını söyledi. 1918 Mart ayında Brest-Litovsk Antlaşması ile Sarıkamış ve Kars geri alınmış, ama aynı yılın Ekim ayında Mondros Mütarekesi uyarınca, eski sınırlara dönülmüş ve topraklar elden yine çıkmıştı.

Onlar tam 105 yıl önce vatan, millet, toprak ve bayrak aşkına savaşırken donarak öldüler, ancak arkalarında 105 yıldır bağrı yanan ve kendilerine cani gönülden ve yürekten kahrolan bir millet bıraktılar, tüm şehitlerimizi ayrı ayrı selamlıyorum, hepsinin ruhları şad olsun. Bu aziz ve kutsal vatan toprakları onlar sayesinde var oldu, bu topraklar onların bizlere emanetleridir ve bu toprakları canımız pahasına da olsa, her zaman korumak ve kollamak öncelikli ve asli görevimizdir. Bu duygularla tüm okurlarıma ve milletimizin değerli fertlerine sağlıklı, huzurlu ve mutlu günler temenni ediyorum.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz