Kara lastik

Dördüncü sınıftayım. Adana dönüşü evimiz de yok artık. Bahçıvanların kira evinde oturuyoruz. Ev kerpiçten. İki oda bir eyvan. Arkada geniş bir avlu var. Hemen bitişiğimizde Askerlik Şubesi Başkanı oturuyor. Karısı Perihan Hanım, anneme çok yakınlık gösteriyor. Gelip gitmeler, birlikte çiğköfte yemeler falan.

8   -  KARA LASTİK

Dördüncü sınıftayım. Adana dönüşü evimiz de yok artık. Bahçıvanların kira evinde oturuyoruz. Ev kerpiçten. İki oda bir eyvan.  Arkada geniş bir avlu var.

Hemen bitişiğimizde Askerlik Şubesi Başkanı oturuyor. Karısı Perihan Hanım, anneme çok yakınlık gösteriyor. Gelip gitmeler, birlikte çiğköfte yemeler falan.

Çocukları ben yaşlarda. Zaman zaman birlikte oynuyoruz. Bir ikindi zamanı. Avluda oturmuş, elimdeki Türkçe kitabından bir şiiri ezberlemeye çalışıyorum. Yarınki ödevimiz. “Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın / Bu toprak, bir devrin battığı yerdir…” Kapıda sesler. Perihan Hanım, oğlu Ferruh, kızları Ruhan ve Sevtap bize oturmaya geliyorlar. Ayağımdaki yırtık terlikten utanıyorum. Beni böyle görmemeliler. Özellikle Ruhan.

Okula giderken giydiğim ayakkabımı arıyorum. Yok. Ama kara lastik çizmelerim orada. Yıkanmış, pırıl pırıl duruyor. Terlikleri ayağımdan fırlatıp aceleyle çizmeleri giyiyorum. Bahar mevsiminde günlük güneşlik bir hava. Hatta sıcak bile denebilir. Ama kara lastik çizmeden başka giyecek bir şey bulamıyorum. O gün hep birlikte duvardan duvara, ağaçtan ağaca atlayıp dururken Ruhan bir ara soruyor: “Bu sıcakta niye çizme giyiyorsun ki?” Ruhan’ın bu sorusunu nasıl yanıtladığımı hiç hatırlamıyorum. Ama bu soru karşısında ezilip utandığımı iyi hatırlıyorum.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Bilgi ve Kültür Sitelerimiz

E-Ticaret Sitelerimiz

Güncel Haber Sitelerimiz