İmtihan

Sınavı kazandığını şöyle anlatıyor Şefik Koman :Uça uça eve gittim. Ablama müjdeyi verdim. Ana yarısı ablam beni kucakladı, öptü, öptü… “Şefik, babam ne kadar sevinecek bu aydınlık habere? Bunu tahmin edebiliyor musun?” dedi. " Sevgiler Eyüp Rıza Güzey Bilgi Peşinde

İmtihan

Eve gelince tarih, coğrafya yurttaşlık bilgisi ve matematik kitaplarını açıp şöyle bir karıştırdım. Sadece ve sadece de şöyle konu başlıklarına baktım. Hiç olanak var mı ki bir gecede okuyup kafama koyduklarımla imtihan kazanmaya? O gece ne okuyup öğrendiysem, beynime ne koyup kaydettiysem sabah öyle uyandım. Sabah çorbasını birlikte içip “imtihana “ diyerek evden babamla birlikte çıktık. İmtihana girecek çocuklar okula anne-babalarıyla birlikte geliyorlardı. Herkesin anne ve babası vardı ama benim annem yoktu. Olsun… Benim de ablam vardı. Bana o annelik yapıyor, o doyurup suluyordu. Üstümü, başımı ve bedenimi leğene koyup o yıkıyordu. Eh ne yaparsınız annesizlik işte!  Böyle kapatılıyor her olumsuzluk ve her güzellik işte böyle eşit paylaşılıyordu yoksul evlerinde. Babam benimle ilgilendiği için işe geç kalmıştı. Beni elimden tutarak merdiven üstüne çıkardı ve :

“ Hadi sarı oğlum, boz oğlum benim. Hadi Allah yardımcın olsun.” deyip bana güven ve cesaret verdikten sonra işine gitti.

Yüreğim güpür güpür vuruyor, imtihan korkusu ruhumu ve bedenimi iyice kuşatıyordu. Benim dışımdakilerde de acaba böyle bu derece yürek çarpıntısı var mıydı? İmtihana gireceklere bakıyor ama onlarda bendeki gibi bir farklılık göremiyordum. Ne bileyim “ herhalde onlar canlı değiller” diye düşünüyordum İmtihanı kazanamazsam mahcup olmaktan ürküyordum.

Nihayet: “ İmtihana girecek öğrenciler şu karşıki dershaneye girsinler. Sıralara tek tek otursunlar. Yanlarına da kağıt, kalem silgi ve kalemtıraş dışında bir şey almasınlar. Sıra gözlerinde ve üzerlerinde ders kitabı ve yazılı notlar bulundurmasınlar.” dendi. Gösterilen dershaneye girip sıralara teker teker oturduk. Siz deyin ki imtihanda üç insanlık timsali adam, ben diyeyim ki üç tanrı gözlemcisi bulunuyordu. Dokuz kişinin girdiği imtihan tüm derslerden yirmi dokuz karma sorunun tahtaya yazılması ve soruların imtihan kâğıtlarında yanıtlanmasıyla son buldu. Bir saat kadar sonra da sonuçlar açıklandı. 

Kazananların Arasında Benim de Adım Vardı
Bir öğrencinin dışında sekiz öğrenci imtihanı kazanmıştı. Kazanlar iki kız altı erkekti. Bunların adları ve köyleri şöyleydi:
1-Memnune Kaptan ( Değirmen Boğazı)
2-Nebahat Hekimoğlu ( Değirmen Boğazı)
3-Asım Akdeniz ( Cumhuriyet )
4-Saadettin Sezginer ( Kulak )
5-Hüseyin Aslan ( Kızık )
6-Fikret Erdoğan ( Haydar)
7-Hasan Menteş ( Manyas Merkez)
8-Şefik Koman ( Manyas Merkez )

Kazananlar arasında bende vardım. Sevinçten bir yavru kuş gibi uçmaya çalışıyor, çok iyi uçmasam da kendimi  yerçekiminden kurtarabiliyordum.. İmtihanda tanrılar bizlere yardımcı olmuşlardı. İmtihan gözlemcisi o yüce insanlar şimdi herhalde rahmetli olmuşlardır. Eğer rahmetli olmuşlarsa, hepsinin mekânları cennet olsun. Eğer aralarında yaşayanlar vars a onlara da sağlıklı ömürler diliyorum şahsım adına.

Uça uça eve gittim. Ablama müjdeyi verdim. Ana yarısı ablam beni kucakladı, öptü, öptü… “Şefik, babam ne kadar sevinecek bu aydınlık habere? Bunu tahmin edebiliyor musun?” dedi Ben :” tahmin edemiyorum abla! “ dedim.”Babam gelince görürsün” dedi.

Tüm Aile Mutluyduk

Akşam ezanı okunurken babam işten geldi. Üstü başı harç, toz ve topraktı. Çok yorgundu. Üstten kapaklı bir Trabzon güğümünden döktüğüm suyla yüzünü ve ellerini yıkadı. Omzumda sakladığım peşkirle de kurulandı. Hemen ardından gülen gözlerle bana bakıp: “ Şefik imtihandan ne haber?” dedi. Ben soruyu yanıtlamak isterken heyecandan güğüm elimden düştü. “ Kazandım baba, kazandım” diyebildim. O sırada baktım ki babamın gözlerinde iki yaş belirdi. Babam ağlıyordu. Ama sevinç gözyaşlarıydı o yaşlar.” Biliyordum oğlum, biliyordum kazanacağını. Bende, anamdan kalma kocaman bir aferim vardı, ( aferim anasından kalmıştı; çünkü onunda babası o daha doğmadan ölmüştü.) ben de o aferimi sana verdim işte” dedi. 

Sonra da ablamın güveçte pişirdiği bol acı biberli etsiz patates yemeğini toprak çanakta neşe içinde ve ağız tadıyla yedik. Babam, ablam ve ben o gece hep birlikte belki de dünyadaki mutlulukların en bulunmazını yaşadık. O gece en tatlı uykuları uyuduk. O gece en güzel rüyaları gördük. İçlerinde en mutlusu bendim. Çünkü hem Savaştepe Köy Enstitüsü giriş imtihanını kazanmış hem de o gece rüyamda anamı görmüştüm. Anam imtihanı kazanmamdan ötürü çok memnun olmuş, beni öpüp koklayarak sanki ta canının içine koymuştu. Sabahleyin hepimiz kuşlar gibi yinilcecik (hafifçecik) kalktık yataklarımızdan. Tüm aile mutluyduk.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz