Bigadiç'in gelenekleri (4)

Bigadiç'in gelenekleri (4) / Oğuz Şenol / Köşe Başı / Bigadiç / Bilgi Peşinde / GELİN AĞLATMA : Bigadiç Düğün geleneğinde çok önemli bir yer tutan “Samurt dövme” evde devam ederken, dışarıda bekar kız ve erkekler evin kapısını içeriden açılmayacak şekilde “Kapı bağlama” denilen bir adetle bağlarlar. Bahşiş alınmadan bu kapı açılmaz.

BİGADİÇ GELENEKLERİ -4 (GELİN AĞLATMA – GELİN ALMA)

                                                                                  OĞUZ ŞENOL

GELİN AĞLATMA :

Bigadiç Düğün geleneğinde çok önemli bir yer tutan “Samurt dövme” evde devam ederken, dışarıda bekar kız ve erkekler evin kapısını içeriden açılmayacak şekilde “Kapı bağlama” denilen bir adetle bağlarlar. Bahşiş alınmadan bu kapı açılmaz.

Odanın ortasına oturtulan gelin kız için tıpkı tüm ülkemizde bilinen ve “Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” benzeri olan, ancak sadece Bigadiç’e özgü sözler taşıyan “Gelin ağlatma” manileri kadınlar tarafından söylenmeye başlar;

Mahramamın ucu atlas / Atlasa iğneler batmaz / Damat oğlan sensiz yatmaz / Helal olur..Hoş olur..Nenni nenni…

***********

Mahramamı serdim taşa / Yazılanlar gelir başa / Seni sarsın damat paşa / Helal olur..Hoş olur..Nenni nenni..

*************

Vuruldu düğün aşları Dibinin ufak taşları Gelin kızın hilal kaşları Gelin beşik sallayalım Nenni, Gelin kızı okşayalım Nenni…

**********

Evlerinin önü iğde  / İğdenin dalları yerde / Senin baban kara yerde / Gelin beşik sallayalım  / Nenni Gelin kızı okşayalım Nenni…

***********

Yufka açar nazik nazik / Kolunda altın bilezik / Annesi ağlamış yazık / Gelin beşik sallayalımNenni Gelin kızı okşayalım Nenni…

***********   

Siz verdiniz biz aldık Bize Allahısmarladık…

*************

Tef eşliğinde hep birlikte oynanır, kız evinin bir yakını ağlayan gelin kızın başındaki yaşmağı çekmeden gece son bulmaz. Oğlan evi ayrıldıktan sonra, kız evinde çerez ve çörek yenilir.

 

GELİN ALMA :

Gelin kız Pazar günü oruç tutar. Bu nedenle akşam yemek yer, abdest alır ve kına yakılır. (Kınayı genellikle yaşamında mutlu olmuş bir yakını yakar). Bu arada “Kına havası” çalınıp, acıklı türküler söylenir. Bu arada gelinin yüzüne kırmızı bez örtülür.

Gelin kız o gece çok yakın 2-3 arkadaşı ile birlikte yatar. Sabahleyin hazırlıklar hızlanır. Gelin öğle namazını kıldıktan sonra yengeleri gelinliğini giydirir, süslenir ve oturur. Bu aşamada çokça kadın gelini görmeye gelirler.

Bu arada gelini almak için oğlan evi de hazırlıklara başlamıştır. Çok yakın akrabalar gelin arabasına binmek için okuntu ile çağrılır. Davul/zurna eşliğinde kız evine gelinir. Bu arada kız evinin erkek akrabaları içeri çağrılır, gelin hepsinin elini öperek para ve hediye alır. Baba kızının beline kırmızı kurdele bağlar. (Baba ölmüşse yakın bir erkek akraba bu işi üstlenir). Oğlan evinden bir yenge gelin kızın ayakkabısını giydirir. Dokuma bir çarşaf altına gizlenerek gelin arabaya bindirilir. Bu arada davul/zurna “Gelin havası” veya “Cezayir havası” çalar.

Böylece önde davul/zurna, arkada oğlan evinin erkekleri, daha arkada kız evinin akrabaları gelinin sokağından geçerek yavaş yavaş ovaya kadar gider ve çay kenarına inerler. Erkekler beklerken gelin kız çaya para atarak dilekte bulunur.

Öğleden sonra damat sağdıçları ile birlikte berbere giderler. Traştan sonra beraber hamama giderler. Bu masraflar sağdıçlara aittir. Sonrasında yatsı namazı kılınır.

Daha önce Resmi nikah kıyılmıştır. Bu kez yatsı namazı sonrası İmam nikahına geçilir. İmam nikahında damadın kendisi bulunurken, gelin vekaleten bulunur (İmam gelin kızın vekaletini daha önceden almış olmalıdır)

Oğlan evine getirilen gelin, damadın babası ve dayısı/amcası tarafından damada teslim edilir. Genç çift odaya girerek yengenin sunduğu şerbeti içerler. Bu arada sağdıçlar gelerek damadı dışarı çıkarırlar ve davul/zurna eşliğinde oynarlar.

Gelin de merdivene çıkarılır ve kayınvalide başındaki üstlüğü çıkararak “Huyu bana benzesin” der ve kısa süreliğine gelinin başına örter ve geri alır. Ayrıca gelinin koltuğuna bir ev ekmeği sıkıştırılır. Bu ekmek mümkün olduğunca çok parçaya ayrılır ve oradakilere dağıtılır. (İnanca göre bu ekmekten yiyenlerin dişi ağrımazmış)

Herkes dağıldıktan sonra akşam, kız evinin iki yengesi oğlan evine baklava ve yemek getirir, bahşişler aldıktan sonra dönerler.

Damat yatsı namazını kılmadan eve dönemez. Namaz sonrası imam ve cemaat tekbirlerle oğlan evine gelirler. Evde dua yapılır ve damat sağdıçları tarafından yumruklanarak gerdeğe sokulur.

Ertesi gün genç gelinler, yeni gelinin yanına oturmaya çağrılır. Buraya tüm genç gelinler gelinliklerini giyerek gelirler. Gelin ortaya oturtulur, bu arada daha önce kimseye gösterilmemiş olan sepi ve işlemeler gösterilir. Öğlen saatlerinde damadın getirdiği çerezler yenildikten sonra, gelinler dağılırlar.

Çarşamba günü bir yakın akrabası gelini “Ana evine” götürür. Yeni gelin gelinliğini giyerek akşama kadar orada oturur. Akşam da damat ve yakın akrabalar yemeğe çağrılır.

Bigadiç’in önemli adetlerinden birisi de gelinlerin her Cuma ana evine gitmeleridir.

NOT: Güzel Bigadiç’in bu “Düğün adetleri” gerçekten çok güzel ve bir o kadar da yorucu ve telaşelidir. Tabii ki günümüzde bu adetlerin büyük çoğunluğu uygulanmıyor. Ancak unutulmasın, bir güzel anı olarak sevgili Bigadiç’lilere kalsın, kaybolmasın diye derlemek istedim. Umarım iyi yapmışımdır.

 
                                                                                                             
Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz