Bigadiç'in Gelenekleri (1)

Bigadiç'in Gelenekleri (1) / Oğuz Şenol / Köşe Başı / Bigadiç / Güzel Bigadiç’in gerçekten çok güzel, Anadolu’nun sıcak özelliklerini yansıtan gelenekleri, adetleri vardır. Bunların yitip gitmesine gönlüm razı gelmediği için Bigadiç’te görev yaptığım süre içinde bazılarını derlemeye çalıştım.

BİGADİÇ’İN GELENEKLERİ (KIZ İSTEME - YÜZÜK BOZMA - KÜÇÜK ŞERBET - DÜNÜR İLİŞKİLERİ)
                                                                                                                       

                                                                                                                        OĞUZ ŞENOL
            
Güzel Bigadiç’in gerçekten çok güzel, Anadolu’nun sıcak özelliklerini yansıtan gelenekleri, adetleri vardır. Bunların yitip gitmesine gönlüm razı gelmediği için Bigadiç’te görev yaptığım süre içinde bazılarını derlemeye çalıştım. Bugün Kız İsteme, Yüzük Bozma, Küçük Şerbet ve Dünür İlişkilerinden söz edeceğim.

Daha sonraki yazıların konusu Bohça Atma ve Goca Şerbet olacak. Sonrası mı ? Devam edeceğiz. Bigadiç’te adetler, gelenekler dolu dolu…

KIZ İSTEME :
Gençler anlaştıktan sonra, sıra ailelere gelmiştir. Oğlan evi önce bir “Ön yoklama” yapar. Kız evinden olumlu bir işaret alınırsa, kadınlar kız evine, erkekler de kızın babasına (varsa dedesine) giderek konuyu olgunlaşıtırır  ve kısa sürede gidilerek “Allahın emri, peygamberin kavli” ile kız istenir. Önceleri kahve kızın akrabaları tarafından sunulurken, günümüzde kızın kendisi tarafından ikram edilmektedir.

Kız evinin hemen olumlu yanıt vermesi beklenmez. Bir düşünme süresi istenir “Kısmetse olur” benzeri sözler edilir. Oğlan evi bir süre sonra bu ziyaretleri birkaç kez daha tekrar eder. Sonuçta kadınlar anneden, erkekler babadan söz alırlar. Bu arada dünürcülere  işlemeli bir “Söz Mendili” verilir. Bu “Sözümüzü verdik, Kızımızı verdik” anlamına gelir.

YÜZÜK BOZMA :
Artık sıra “Yüzük Bozma” ya gelmiştir. Bir hafta sonrası için bir gün belirlenir ve oğlan evinin tutacağı bir Jeep veya dolmuşla iki tarafın yakın akrabaları Balıkesir’e giderler. Bir lokantada birlikte öğle yemeği yenilir.Taraflar karşılıklı olarak birbirlerine birer nişan yüzüğü, birer mendil ve birer nişan kutusu alırlar. Buna “Yüzük Bozma” denir.

KÜÇÜK ŞERBET :
İki-üç gün içinde oğlan evi tarafından “Okuntu” yapılır. (Okuntu davetiye, çağrı anlamında kullanılan yöresel bir sözcüktür). Kız evinin çok yakın kadın akrabaları ve yine oğlan evinin yine sadece kadınlardan oluşan kalabalık bir gurup belirlenen bir günün sabahı kız evinde toplanırlar. Bu toplantının sabahleyin olmasının nedenini eskiler “Gün yarılanmadan bitirelim ki; iş yarım kalmasın” şeklinde yorumlarlar. Bu toplantıya gelin kız ve annesi katılmazlar, konuklara görünmezler. Alınan hediyeler özel işlemeli bohçalar içinde karşılıklı olarak verilir.

Burada oğlan evinin kadınları usulen kızı tekrar isterler. Karşılıklı olarak “Bek uygun, bek münasip” denilir ve kuran okunur. Ardından Hacı tasları içinde şerbet sunulur ve böylece “Küçük Şerbet” geleneği sonuçlanır. (Bir süre sonra şerbet yerine lokum sunma yaygınlaşmış ve son yıllarda bu gelenek tamamen unutulmuştur)

Konuklar gittikten sonra gelin adayı kendi yüzüğünü takar ve artık her yerde o yüzükle görünür.

DÜNÜR İLİŞKİLERİ :
Bundan sonra Kız evi, oğlan evini bir akşam yemeğine davet eder. Damatın çağrılı olmadığı bu yemekte kadınlar ve erkekler ayrı ayrı otururlar. Kız evinin gelinleri ve kızın yakın arkadaşları hazırlanan yemek çeşitlerini kreplere sarılı ve üstüne çiçek bağlanmış bakır kaplarla mahallede birkaç sokağı dolaşırlar. Daha sonra bu yemekler, oğlan evinde bekleyen damat ve sağdıçlarına götürülür. Burada bir süre oturulur ve “Bahşiş” alınarak dönülür. Oğlan evine yemek götüren kız evinin gelinleri ve kızları mutlaka “Hacı üstlüğü” ve “Gorak” giyerler.

Kız evine yemeğe giderken kayınvalide gelin kız için hediye dolu bir bohça götürür. Yemek sonrası gelin kız kayıvalidenin ve konukların ellerin öper, onlar da gelin kıza getirdikleri hediyeleri verirler.

Bir hafta-on gün sonra bu yemeğin karşılığı yapılır ve aynı usuller uygulanır. Ancak farklı olarak kız evi giderken “Su helvası” kararlar. (Su helvası nişasta,şeker ve su ile yapılır). Kız evi evlerine dönerken helva tabağı boş bırakılmaz ve içine güzel bir elbiselik kumaş konulur. Bundan böyle kız evine gidişlerde eli boş gidilmez.

Bigadiç’te oğlan evinin çağılmadığı bir düğüne, kız evi davetli dahi olsa gelin kız katılamaz. Eğer her iki tarafta davetli ise, oğlan evinde “Dünür çöreği” denilen susamlı bir çörek hazırlanır. Birkaç tane de gelin kıza uyacak “Emanet elbise” bulunur. Kayınvalide Cuma günü emanet elbiseleri ve Dünür çöreğini alarak kız evine gider. Gelin kız kendisine uyan bu emanet elbiselerden birisi ile düğüne katılmalıdır.

Düğünde Tefçi önünde oyuna kalkan gelin kızın başına kayınvalide şeker ile karışık bozuk para serper. Bu adet kızın nişanlandığını duymamış olanlara, duyurmak amacı taşır ve “Bu kız bizim gelinimiz olacak” demeye gelir.
Düğün öncesi araya Kurban bayramı girerse, varlıklı aileler kız evine genellikle kurbanlık koç gönderirler. Koçun boynuzuna altın veya bilezik bağlanır. Ayrıca gelin kıza elbise ve ayakkabı, aileye ise tepsi ile baklava gönderilir.
Eğer araya Hıdırellez girerse, oğlan evi kız için elbiselik alır ve kuzu dolurur. Gelin adayı atın dizginine bir mendil takar ve kadın akrabalar at arabasına doluşurlar. Başlarına “İğne oymalı namaz bezi” örtünerek Hıdırellez yerine giderler. Erkekler at arabasına binmez ve ayrı bir yerde otururlar.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz