İki yazı, iki anı

İki yazı, iki anı / Emekli Öğretmen, Zeki Yıldız / Bigadiç / Bir miktar yaş alanlar(!) bilirler. Ağustos ayının 20'si ile 25'i arasında Bigadiç'te panayır kurulurdu. Herkes panayır gelmeden, panayırlık elbiselerini diktirir, traşını olur, panayıra hazırlanırdı.

İki anı, iki yazı

Birinci yazı: Sığırtmaçlık Sürprizi

Bir miktar yaş alanlar(!) bilirler. Ağustos ayının 20'si ile 25'i arasında Bigadiç'te panayır kurulurdu. Herkes panayır gelmeden, panayırlık elbiselerini diktirir, traşını olur, panayıra hazırlanırdı. 

Belediye ise Cevizli'yi her gün sulayarak çimleri yeşertir, panayıra hazırlardı. Bigadiç'in büyükbaş hayvanları her gün sabah erkenden sahipleri tarafından bugünkü Yayla Kahvesi'nin önüne getirilir, sığırtmaç tarafından yayılmaya götürülür; akşam olunca da geri getirilirdi. Bigadiç'in o zamanki sığırtmacı (1968-1969 yılları) bizim komşumuzdu. Oğlu da en iyi arkadaşımdı. Beraber büyümüş, o astsubay, ben ise öğretmen olarak hayata atılmıştık. ( Şu anda ikimiz de emekli olduk ve Bigadiç' te yaşamımızı sürdürüyoruz.)

Günü gelince 365 gün özlemle beklenilen panayır başlar; köylüsü, kentlisi kamyon kasalarında, at arabalarında, kimileri de atlarıyla, eşekleriyle panayıra gelir, gönlünce eğlenir, arkadaş edinir, alış veriş yapardı. (Panayırdan sonra nişanlar, düğünler başlardı.) Dört gün süren panayır, dördüncü gün öğleden sonra toplanmaya başlar, akşama kadar ortada bir şey kalmazdı.

Böyle bir panayır ertesi, sırtmaçın oğlu olan arkadaşım beni erkenden uyandırmıştı. Birlikte büyükbaş hayvanların toplandığı bugünkü Yayla Kahvesi'nin önüne geldik. Büyükbaş hayvanlar sahipleri tarafından sığırtmaca teslim edilmişti.  Arkadaşım, bizim de babasıyla gidip Simav Çayı'ında yüzebileceğimizi, balık tutabileceğimizi söyledi. Hep birlikte Cevizli'ye doğru yola çıktık.
          
Hayvanlar yayılırken biz de çay kenarında yüzdük, balık tuttuk. Akşamüstü olunca Cevizli'ye geri döndük. Arkadaşım meğer bana bir sürpriz hazırlamıştı. Hayvanlar çimleri yedikçe, cebindeki bozuk paralarla (on, yirmi beş, elli kuruş, bir lira) çimlerin üzerine uzananların düşürdüğü paralar çimlerin arasından parlamaya başlamıştı. O gün ve ertesi günü Cevizli'nin çimlerini didik didik ederek pantolonunuzun ceplerini bozuk para ile doldurmuştuk.

Böylece çocuk halimizle bir aylık sinema paramızı çıkarmış olmanın (Bu parayla yiyecek almazdık) sevincini yaşamış; sinemaya gidebilmek için iğnesi beş kuruştan komşumuzun bahçesinde tütün dizmekten kurtulmuştuk.
         
Sonra,  sığırtmaçlık, daha sonra da panayır kaldırıldı; şimdi hepsi buruk bir anı olarak kaldı.


İkinci yazı: "Benim silahım var!"

1985 yılıydı sanırım. Çağış Ortaokulu'nda Türkçe öğretmeni olarak görev yapıyordum. Her zamanki gibi sabah 8.00'de belediye otobüsüyle Çağış'a gitmiş, derslerimi bitirdikten sonra da minibüsle Bigadiç'e dönmüştüm. Her zaman yaptığım gibi arkadaşlarım Arap İbrahim (İbrahim Dündar) ve Osman Akdağlı'nın çalıştırdığı Şehir Kulübüne uğramış; onlarla sohbet ederken içeriye o sıkı yönetim döneminin güçlü, astığı  astık, kestiği kestik savcısı Tomson Kemal lâkaplı Kemal Behramoğlu girdi. Içeride üç kişi bir masada oturuyorduk. O da geldi, selam vererek bizim masaya oturdu. Biraz sohbetten sonra konu silaha, tabancaya geldi, nerden geldiyse. Tomson Kemal, bana dönerek: Sana bir silah vereyim (satayım), demez mi. Önce şaşırdım; fakat daha sonra kendimi toparlayarak: 
- Benim silahım var, dedim.
Savcı şaşırdı ve dikkatle yüzüme baktı. Ben gayet sakin, elimi ceketimin iç cebine götürerek çıkardığım kalemimi göstererek:
- İşte benim silahım, dedim. Ben eğitimciyim, eğitimcinin silahı kalemidir, dedim.
Tomson Kemal, biraz şaşırmış; ama daha fazla da da kızmıştı. Bir şey söylemek istedi; ama kaçın kurası onlar derler ya, Arap İbrahim ve Osman Akdağlı arkadaşlarım araya lâf sokuşturarak işi tatlıya bağlamışlardı bile. Sonra sohbet koyulaşarak  devam etti, gitti.


BİRİNCİ YAZI İLE İLGİLİ FACEBOOK YORUMLARI:
Ömer Saran Çocukluğumu, gençliğimi çok seviyorum. Selamlar hocam.
Zeki Yıldız Selam Ömer, Altınoluk'a gelince görüşürüz.
Ömer Saran Zeki Yıldız tamam

Kemal AhcıAnlattığın anıların hepsini Bigadiç'te ben de yaşamıştım
Zeki Yıldız Evet, Kemal Bey, o zamanlar gençtik, gençlik de her zaman güzeldir.

Şeref Ülker Merhaba! Okul arkadaşım yıllar var ki koptuk dağıldık herbirimiz bir yerlere, değişmemişsin.
Zeki Yıldız Merhaba Şeref, Bigadiç'teyim, geldiğinde görüşelim.
Şeref Ülker Zeki Yıldız ok Annem bizde gelince görüşürüz

Tahire Özuysal Halaçoğlu Bizim çocukluğumuz bir başkaydı Zeki
Zeki Yıldız Evet Tahire Hanım, her insan gibi çocukluğumuzu, gençliğimizi özlüyoruz.

Emıne Gezgıc Zeki sağ ol eskilere götürdün çok şükür
Zeki Yıldız Eski demek çocukluk demek, gençlik demek, keşke o günlere dönebilsek.
Emıne Gezgıc Keşke Zeki keşke o eski Bigadiç'e dönebilsek

Seyide Kumru Saatlioglu Panayır için üç gün Bigadiç te kalırdık ne güzel günlerdi miş
Adil Ozel Zeki hocam anınızı okurken ayhan amca aklıma geldi o dönem fethibey mahallesi muhtarıydı caminin karşısında evi kahvesi bi de kızı Firdes ablanın kuaför dükkanı vardı .selam ve saygılarımla.
Zeki Yıldız Evet, Muhtarımız Ayan Dayı idi.

Hüseyin Yıldız Adil Ozel rahmetli baban ayan,dayının kahvesinin olduğu yerde kasap dükkânı işletti biliyorum doğru mu selamlar
Adil Ozel Hüseyin Yıldız babam evimizin alt katında kasap dükkanı çalıştırdı (cömert kasap), sonra ayan dayının kahvesinde kiralayıp tahmini bir yıl kahve olarak işletti.selamlar
Hüseyin Yıldız Adil Ozel demekki yaş 60 ı geçince böyle anılar karışıyormuş mekanları şaşırmışım

Levent Aral Panayır bitti, ellez bitti. Neler bitmedi ki
Zeki Yıldız Levent'cim, biz daha bitmedik, dimdik ayaktayız.
Levent Aral Şükür ayaktayız. Bazı güzellikler bitti.

Ibrahim Çerkezoğlu Zeki Yıldız helal hocam allah saglık sıhhat versın

Mehmet Özkara Ben de o sıralarda babam Bademli'de kır bekçisi idi. Biz de abim ile şimdiki yem fabrikasi yaninda muhtarin bostan tarlasin bekliyoruz. Senin arkadasin komutan olan babasiyla gelirler caya mandalar suya yatarlardi. Biz de gelir buluşup mandalarin tepesinden suya atlardık. En az 50 senelik mazi.
Zeki Yıldız Evet Mehmet, elli yıl olmuştur, çocukluk günülerimizdi, güzel günlerdi.
Mehmet Özkara Zeki Yıldız aynen öyle saflik ve temizlik günlerdi
Zeki Yıldız Günahımızla, sevabımızla çok şükür bugünlere geldik.

TC Hatice Ersaral Zeki ne güzel anlatmışsın ahh o gençlik
Zeki Yıldız Evet Hatice Hanım, çocukluğumuz, gençliğimiz yokluklar içinde; ama güzel geçti. Şimdi geriye bakınca insana bir rüya gibi geliyor. Ben senden ilkokulda çekilmiş sınıf fotoğrafımız varsa paylaşmanı rica ediyorum.

Arzu Ersan Eraslan Benim annem gezmeyi hic sevmezdi rahmetli babam asker olduğu icin orda görevli olurdu çocukken o götürürdü büyüyüp genc kiz olunca da rahmetli hacer abla müferra abla götürürdü çok güzel olurdu turkiyenin dogusu batisi bircok yerlerde bulunduk bigadicin insanlari gibi eylenceyi sevene pek az rastladim diyebilirim
Zeki Yıldız Rahmetli Bahri Baba ile Öğretmen Evinde, daha sonra da Şehir Kulübünde beraber çok sohbet ettik. Televizyona kim çıksa tanır, mutlaka bir yorum yapardı. Çok kültürlü, bilgili bir insandı. Mekanı cennet olsun.
Arzu Ersan Eraslan Zeki Yıldız amin sağolun

Güzide Nezaket Ersan Kayacan Zeki Yıldız çok teşekkür ederim
Zeki Yıldız Rica ederim, siz de Bigadiç'te görev yaparken küçük kızıma nüfus cüzdanı çıkartmak için geldiğimde, şefiniz, Gizem adını kabul etmeyince devreye girmiş, cüzdanı yazıp bana teslim etmiştiniz. Bu olayı, iyiliğinizi unutmadım. 1986 yılı mart ayıydı.
Güzide Nezaket Ersan Kayacan Hatırlamıyorum haksızlıklar karşısında sesiz kalamayisimdandir selamlar
Zeki Yıldız Mutlaka, iyi akşamlar diliyorum.

Canan Akkanat Merhabalar hocam Mehmet Yilmaz 'ın yeğeni , ayrıca öğrenciniz Canan Bayram
Zeki Yıldız Merhaba Canan, tanıdım tabii ki. Nasılsın, nerelerdesin, ne işler yapıyorsun?

Murat Örde Allah sizlerden milyon kere razı olsun zeki yıldız, mucit çakan, fethi Baydemir.

 

İKİNCİ YAZI İLE İLGİLİ FACEBOOK YORUMLARI:
Zeki Yıldız Tomson Kemal, Şair Ataol Behramoğlu ve Nihat Behram'ın kardeşidir, daha sonra TRT'de " Adliye Koridorları" adlı bir dizi çekmiştir. Ayrıca Yaşar Kemal'in de yakın arkadaşıdır.

Levent Özel Oğlu Onur'la tanıştık arkadaşımdır. Birgün'de gazetecidir.

Zeki Yıldız Tomson Kemal çok bilgili, kültürlü bir insandı; ancak günümüz yöneticileri gibi bir güç zehirlenmesine uğramıştı.

Emin Gümüş Kardeşi Ataol Behramoğlu gibi değildi. Maceracı birisi ve genelde çifte tabancayla dolaşırdı.

Niyazi Sanli Thomson Kemal bizim burada yaşıyor. Dostluğumuz sohbetimiz devam ediyor. Ailecek görüşüyoruz. Bir Savcının Anıları kitabında Bigadiç'i güzel anlatmış. Selamlar.
Zeki Yıldız Selam söyle, olayı anımsar mı bilmiyorum.

Hayrettin Efe ..... Şimdi istanbul'da Galata koprusunde balikcilik yapiyormuş hocam.

Nuhit Dündar Ben İbrahim'in kardeşi o günleri ben de yaşadım. Bigadiclilere saygılar sevgiler selamlar.
Zeki Yıldız Evet Nuhit, seni iyi tanıyorum.
Nuhit Dündar Zeki Yıldız ben de sizi o günlerden tanıyorum çok sık gelirdiniz kulübe selamlar hocam
Zeki Yıldız selamlar, iyi akşamlar.

Nebi Gönül Ben Ömür eczanesinde çalışıyordum. Nevzat gündüz ile iyi görüşürlerdi rahmetli Remzi abiye ayakkabı yaptırmış giymiş belediye yokuşunda bir vatandaş çok beğendiği için çıkarmış ona vermiş yalın ayak eczaneye gelmişti herkese selamlar

Müjgan Acaroğlu Annem de ona yorgan dikmisti

Rıdvan Akma bigadicte bizim mahallede oturuyordu buyuklerimiz

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz