Tahsin Çağıl Öğretmenim

Tahsin Çağıl Öğretmenim / Mazideki Bigadiç / Bilgi Peşinde / Tahsin Öğretmenimin yeri ve güzelliği başkaydı benim gözümde. Her zaman takım elbiseyle, bakımlı, kendine özgü kokusuyla, tatlı sert tavrıyla, arada sırada başımı okşamasıyla boynumda her zaman asılı silgim gibi benim öğretmenim de hep benimle birlikteydi, bana aitti, sanki benim bir parçamdı.

Tahsin Çağıl Öğretmenim

(Bir yıl önce Facebook grubumuzda yazdığım yazımı düzelterek yeniden veriyorum.)

Tüm Bigadiç benim oyun bahçemdi çocukken ve tabii ki tüm çocuklar gibi benim de tek amacım oyundu. Bizim için oyun demek şimdiki çocuklar gibi oyuncaklarla evde oynamak değil, bir sürü gibi çılgınca bağırarak, koşturarak, eğlenerek, sırılsıklam terleyerek, geberircesine yorularak eve dönmekti...

Tabii ki maalesef okul bir öğrenme alanı, eğitim alanı olmakla birlikte aynı zamanda bu çılgınca oynadığımız oyunlardan ayrılmamıza neden olan sanki bir ceza yeriydi benim gözümde. Okulu cazip kılan şeyler de vardı tabii, örneğin okulda toplu olarak güğümlerle ısıtılan ve sınıfımıza getirilip bırakılan süt tozunun Mevla tarafından dağıtılmasını hiç unutamıyorum; gözümün önünden sinema şeridi gibi geçiyor o anlar. Bazıları süt tozu ile ilgili hiç güzel şeyler anımsamazken, benim için sütün kokusu, sütün dağıtıldığı zamanlar dersin kaynaması ve daha pek çok şey benim için unutulmaz ve çok güzel anlardı. İşte okuldaydık ama yine de eğlenmenin, sevinmenin ve bir çeşit oyun oymanın yolunu buluyorduk sanki okulda da, üstelik pek çok arkadaşla birlikte... 

Tabii ki okulda anımsadığım en birinci yer sınıfımızdı. Sınıf duvarlarında asılı bulunan haritalar, insan vücudunun fotoğrafları, çeşitli resimler, şemalar, bayramlarda  camlarda ve duvarlarda yapılan süslemeler, bayraklar, yerli malı haftalarında okula getirilen çeşitli ürünler beni okula bağlayan şeylerdi.

Her yıl sınıflarımız değişirdi. Anımsadığım şuydu ki; hep en güzel sınıf bizim sınıfımız olurdu sanki. Hep ön bahçeyi gören, koridorun en güzel yerinde, en güzel süslenen ve en birinci sınıf bizim sınıfımızdı. Sanki gizli bir güç torpil geçerdi, kayırırdı bizim sınıfımızı...

Sınıflarımız her yıl değişirdi. Sınıfın okuldaki konumu, sınıftaki dekor, oturduğumuz yerler hep değişirdi. Ama değişmeyen tek şey benim gözümde Atatürk İlkokulunun en birinci öğretmeni Tahsin öğretmenimiz hep bizimle birlikte olurdu. Yukardaki paragrafta anlattığım bu torpil'in adı Tahsin Çağı'dı. O zamanlar belki de okulun en kıdemli öğretmeni olması nedeniyle onun sınıfına bu ayrıcalık uygulanıyordu kuşkusuz.

Tabii ki öğretmenin yeri her zaman çok üst düzeyde olmuştur bir öğrenci için. Hatta anne ve babasının da üstünde. Mutlaka bir kadın öğretmende okumak da çok güzel bir duygudur; hayal edebiliyorum ama bir erkek öğretmen olarak Tahsin Öğretmenimin yeri ve güzelliği başkaydı benim gözümde. Her zaman takım elbiseyle, bakımlı, kendine özgü kokusuyla, tatlı sert tavrıyla, arada sırada başımı okşamasıyla boynumda her zaman asılı silgim gibi benim öğretmenim de hep benimle birlikteydi, bana aitti, sanki benim bir parçamdı. O okulun bir numalı aktörüydü benim gözümde. Kendimi ona beğendirmek, aferin almak için ne gerekiyorsa yapıyordum. 

Ama bu sihir maalesef beşinci sınıfta bozuldu. Annem bir süre için ablamın kızına, yeğenime bakmak zorundaydı. Çünkü bir ilkokul öğretmeni olan ablam eniştemin subay olması nedeniyle ve sık tayin olmaları nedeniyle hep köy okullarında görev yapıyordu ve görev yaptığı okullar şehre uzak oluyordu. Ablamın her sabah okula gidip gelmesi zaman alıyordu ve bu durum ablamın küçük yeğenime bakmasını çok zorlaştırıyordu. Ve benden 9 yaş küçük olan yeğenimi evde yalnız bırakamıyordu okulda, görevde olduğu zamanlar. Yeğenim Bigadiç'e gelince o sene ben de takas olarak beşinci sınıfta Denizli'ye gönderildim. Ve tahsin hocamdan ve arkadaşlarımdan ayrılmak zorunda kaldım...
Gerçi yarım sene sonra yani bir sömestir sonunda geri geldim okuluma ama döndüğümde maalesef Tahsin öğretmenim yoktu sınıfımızda. Yerine başka bir öğretmen vardı. Genç ve çok gayretli olmasına rağmen hiç bir zaman benim gözümde Tahsin öğretmenimin yerini tutamadı maalesef... Yanlış anımsamıyorsam o yıl Tahsin öğretmenimiz hastalık nedeniyle rpor almıştı. 1966 yılında biz mezun olup ayrıldık Atatürk İlkokulumuzdan. Sonradan öğrendik ki Tahsin Çağıl öğretmenimiz 1973 yılında vefat etmiş...

Bir daha gelsem bu dünyaya ve seçme olanağım olsa mutlaka öğretmen olurdum. Öğretmenlik çok güzel ve kutsal bir meslek. Hangi yaşta ve hangi okulda olsak da öğrenciler öğretmenlerini hiç unutmuyor. Öğretmenler vefat etseler bile öğrencilerin gözlerinde, kalplerinde daha yıllarca yaşamaya devam ediyorlar.

Tıpkı benim de Tahsin öğretmenimi yaşamım boyunca sevgiyle ve saygıyla anımsamam ve onu kendi benliğimde yaşatmam gibi. Nur içinde yatsın canım öğretmenim.

Eyüp Rıza Güzey

 

Tahsin Öğretmenimin oğlu Emekli Öğretmen Nadir Çağıl'ın gönderdiği Tahsin Öğretmenimizin Özgeçmişini de aşağıda veriyorum:

Tahsin ÇAĞIL, 1927 yılında Bigadiç Esenli (okuf) köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve lise eğitimini Balıkesir'de yaptı. Necati Bey Öğretmen okulundan, 1947 yılında mezun olarak, önce Bigadiç Işıklar köyü öğretmenliğine atandı. Bu köyde 2 yıl çalıştıktan sonra, ayni köyden Gülnazik Akgün ile evlendi. Akabinde Soma Karacahisar köyüne ilkokul başöğretmenliğine atandı. Bu köyde Nadir Çağıl (1955) ve Mürşit Çağıl (1956) yılında dünyaya geldi.

1957 yılında Bigadiç Kadıköy İlkokulunda 2 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra, Bigadiç Merkez (Atatürk) İlkokuluna 1958 yılında atandı. 1963 yılında Gültekin Çağıl dünyaya geldi. 1960-1965 yıllarında Bigadiç İlköğretim Müdürlüğü yaptı. 

1970 yılında Bigadiç'e yeni yapılan 4 Eylül ilkokuluna evine yakın olduğu için ve nükseden kalp romatizması hastalığından dolayı ataması yapıldı. 

10.Mart.1973 günü hastalığına dayalı ani bir kalp krizi ile aramızdan ayrıldı. 

Efendi kişiliği ve eğitim sevdalısı bir öğretmen olarak, yetiştirdiği öğrencileri ve Bigadiç halkı tarafından hep saygı ve rahmetle anıldı. 

Ruhu şad olsun..

Facebook grubumuzda daha önce yayınlanan yazımla ilgili yapılan yorumları da buraya aktarıyorum:

TC Hatice Ersaral Tahsin öğretmen in torunu benim kızımın iş arkadaşıydı Eyüp gerçekten onun kokusu çok farklıydı.

Müjgan Acaroğlu Bizi Mehmet Özkan hoca mezun etmisti her ıkisinin de mekânı cennet olsun koy enstitüsü ruhu vardi ikisinde de

Şeref Ülker Rahmetli Tahsin hoca 1. Sınıf okuturken oğlu Nadir Cagil ile yine 1.sınıf da Mürüvvet hocamızin öğrencileriydik kendi sınıfına almamıştı oğlunu hatırladığım kadarıyla

Aşina Akgül Doğallığına kurban olduğum ANADOLU'M... Koca yürekli öğretmeni, Kavruk ve yağız yavruları, Kınalı, meleşen kuzularıyla...

Hatice Çakan Benim de öğretmenimdi Tahsin bey Eyup bey aynı sınıf ve ayni kümede oturuyorduk

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Diğer Web Sitelerimiz